Ben mesela sana oturup mektup yazdım.
Üstüne gazete serip menemen yediğim o sallanıp duran masada.
Sanırım bu masa,
Masa olmadan önce dallarına salıncak kurulan ihtiyar bir ağacın parçasıydı.
Ondan hevesli sallanmaya.
Ama bir dirseğini bastırıp ağırlığını verirsen üstüne uslu duruyor.
Ya da bir bacağının altına biraz karton sıkıştırsan yetiyor.
Bir inadım kaldı eskiyip değişmeyen,
Bir de kahrolası gururum.
Kelepir bir hayatla, ucube bir dünya arasında
Gidip gelen eski bir taka misali yaşarım, yaşamaksa
Zaten karanlık geceler misâli bahtım
Devamını Oku
Bir de kahrolası gururum.
Kelepir bir hayatla, ucube bir dünya arasında
Gidip gelen eski bir taka misali yaşarım, yaşamaksa
Zaten karanlık geceler misâli bahtım




Bu şiir ile ilgili 0 tane yorum bulunmakta