Son dönemece gelmeden durdum. Köy dilinde onun adı Bükme'ydi ve dönünce köy görünecekti.
Vakit akşam üzeriydi ve ormanın gölgesi yola düşüyordu. Motorlu kara atımdan inip kurumuş otlar üstüne oturdum.
Susamıştım ama su yoktu. Şehirden gelirken marketten aldığım soğuk birayı açtım. Onu gördüm sonra. Aynı yerdeydi. Ayaktaydı ama Akdeniz'den esen sıcak güz yeliyle usul usul sallanmaktaydı.
merhaba dedim
merhaba dedi
ben gülümsüyordum
Beni bu eylül öldürecek
Bir aşk kadar zehirli,bir orospu kadar güzel.
Zina yatakları kadar akıcı,terkedilişler kadar hüzünlü.
Sabah serinlikleri; yeni bir aşkın haberlerini getiren
eski yunan ilahelerinin bağbozumu rengi solukları kadar ürpertici.
Öğlen güneşleri; üzüm salkımları kadar sıcak.
Devamını Oku
Bir aşk kadar zehirli,bir orospu kadar güzel.
Zina yatakları kadar akıcı,terkedilişler kadar hüzünlü.
Sabah serinlikleri; yeni bir aşkın haberlerini getiren
eski yunan ilahelerinin bağbozumu rengi solukları kadar ürpertici.
Öğlen güneşleri; üzüm salkımları kadar sıcak.




Bu şiir ile ilgili 0 tane yorum bulunmakta