Bana mesafeleri bahane etme, eşi öleli yıllar geçmesine rağmen hala eşini seven ve sadık kalan insanlar var.
Ölen bir insanı hala ilk günkü gibi kalbinde yaşatan insanlar var. Asıl mesafe senin kalbinde.Asıl mesafe sensin. Bana nefes kadar yakınken,uzak olmayı tercih edensin.Mutlu olmayalım diye,biz olmayalım diye elinden geleni ardına koymayansın.
Senin mesafe dediğin şey bir kağıt parçasıydı ve her şey
yalnızca bir bilete bakardı, her şey bir bilet kadar yakındı. Ama sen bunu öyle bir devlet meselesi haline getirdin'ki, mesafeleri öne sürüp bunu kendine bahane edindin. Bunları yapmana rağmen ben yinede tüm biletlerimi sana aldım. Sana gelen yollar için aldım. Olmayan biz için aldım. Beni sevmeyen sen için aldım. Ben dışında her şeyle herkesle ilgilenen ama beni daima görmezden gelen sen için aldım. Sana geldiğim adımda canımı çok yaktım. Sevmekte tam olarak buydu canım yansa da bir an olsun asla geri adım atmadım. Benim kimseye adım atacak halim yoktu ama sana koşmaktan vazgeçmedim.....
Aşkta yarın yoktur sevgili. Zaman ileri doğru değil, içeri, yüreklere, derinlere doğru işlemeye başlar, bilgeleşir. Hiç bilmediği sezgileriyle buluşur. Yükü çok ağırdır, kendiyle buluşmuştur. Hem dışındadır dünyanın, hem de ortasında.
Hindistan'da Ganj Nehri'nin kıyısında yakılan yoksul adamın hissettikleri de onunladır, yitirdikleri de... Newyork'ta, bir sokakta, o kartondan kulübesinde yaşayan kadının çıplak yalnızlığı da. Her şey onunladır, ona emanettir sanki, ama o, çıldırtıcı bir yalnızlık içindedir yine de...
Aşkın kültürlü olmakla, bilgili olmakla da ilgisi yoktur sevgili, kanımıza karışan ilkel acı, o yaban ağrıyla hiçbir kitabın yazmadığı hakikatlere daha yakınızdır, inan...
Kim demişti hatırlamıyorum, aşk varlığın değil, yokluğun acısıdır diye. Belki de bu yüzden ilk gençliğimde, o yoğun aşık olduğum yıllarda, gözüme uyku girmez, dudağımda bir ıslıkla bütün gece şehri, o karanlık, o hüzünlü sokakları dolaşır, insanları uykularından uyandırmak isterdim. Uyanıp, içimde derin bir sızıyla uyanan o derin sancının acısına ortak olsunlar diye...
Aşk çok eski bir şeydir sevgili. Onun içinden o çileli çocukluğumuz geçer. Sevdiğimiz insanların çocuklukları da... Oradan üvey anneler, eksik babalar, parasız yatılılar geçer. Ve sonra aşk bütün bunları alır, daha da eskilere gider, hep o ilkel acıya, o yaban ağrıya...




Bu şiir ile ilgili 0 tane yorum bulunmakta