Ne zaman kapı vurulsa ders ortasında,
Bir küçük kız hatırlarım, 7-8 yaşında.
Yosun yeşili gözleri, çilli yüzü
Gözlere prangalanmış yetimlik hüznü.
Ve akan burnuyla masum duruşu beni
Yıllar öteye çeker…
Sonra bir köy kabristanı,
o kadar da önemli değildir bırakıp gitmeler,
arkalarında doldurulması mümkün olmayan boşluklar bırakılmasaydı eğer.
utanılacak bir şey değildir ağlamak,
yürekten süzülüp geliyorsa gözyaşı eğer…
belirsizliğe yelken açardı iri ela gözler zamanla,
öylesine derince bakmasalardı eğer…
Devamını Oku
arkalarında doldurulması mümkün olmayan boşluklar bırakılmasaydı eğer.
utanılacak bir şey değildir ağlamak,
yürekten süzülüp geliyorsa gözyaşı eğer…
belirsizliğe yelken açardı iri ela gözler zamanla,
öylesine derince bakmasalardı eğer…




........., Meryemin hikayesi yine yüreğimi dağladı hocam , ama fark ettimki Meryem ve kaderi bu şiirle yaşıyor, yaşatılıyor ne mutluki sizin gibi seveni varmış....
'O gece mehtap çıkmadı.
O gece yıldızlar parlamadı.
O gece köpekler uludu sabaha dek.
O gece sabah olmak bilmedi.
Ve derler ki o gecenin bir vaktinde
Melekler indi ev denen izbe yere.
Salıncaklar, kaydıraklar kurup
Götürdüler Meryem’i bilinmezliklere…… 'gönül dostluğuna kucak açmış Meryemi yad etmek istedim tekrar...gözümde çaresizliğin ............
Gözümde yaşlar, nice Melekler, nice Mehmetler yaşar bu topraklarda bu kadere ortak... ama ben yinede şiirinizin bir kurku olmasını öylesine diliyorum ki Melek ler için... insanın içini acıtan bir
şiir Hocam... başarılarınız daim olsun..
Bu şiir ile ilgili 3 tane yorum bulunmakta