Yasını tutan bir anne kadar ıssız
Sular seni çağırıyor tılsımlı kapısından
İnce ve narin yağmurları andırıyor yüzün
Bir Endülüs esintisi ilişiyor kalbinin yaprağına
Dervişlerin heybesinde biriken akşamla
Sonbahar sürülen sesinden damlıyor sızın
Bir sözün olsun kökleri toprağa sarınan
Şiirle sınansın, aşkla sırlansın tenin
Bir sesin olsun göğün örtüsünü yırtan
Köprüler taşımaz üşengeç kuşların çığlığını
Bu kaçıncı ikindi gölgesi ellerine üşüşen
İstiflesen acıları uzun kış gecelerinden
Yenildin satır başına taşan her heceye
Nereyi adımlasan salgın heyelân
Selamsız geçer ar damarı çatlayan gece
Ardından mecalsiz gölgeler akıp giderken
Hasattan sonra yakılan anız hükmünde
Narkozsuz bakılmayan gözlerini ipe dizsen
Hayatın çiy düşmüş tortusuna tutundun
Kırkı çıkan bir kahve telvesinin sarkacında
İhanet uçsuz bir masaldır
Aşka tutulan taş da tutuşur
Artık poyraz vuran dilimde sesin
Bir Meryem hüznü suskunluğudur
Maarifhane Dergisi, 5. sayı
Kayıt Tarihi : 21.4.2020 23:50:00
![Yıldız](/Content/img/y_0.png)
![Yıldız](/Content/img/y_0.png)
![Yıldız](/Content/img/y_0.png)
![Yıldız](/Content/img/y_0.png)
![Yıldız](/Content/img/y_0.png)
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.
![Hüseyin Çolak](https://www.antoloji.com/i/siir/2020/04/21/meryem-huznu-suskunlugu.jpg)
Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!