Mah-ı cemâlindir, gönülleri mest eden,
Eşsizdir hüsnün, aşkı yâre tefsir eden.
Ruhunla meşbu’dur, aşk-ı ilâhiyle,
Yıldızlar da meftun, her dem seni seyreden.
Ezeldendir bu sevda, dillerde destan,
Merhametinle âşıkların gönlünü eden.
Tüm umutsuzluklara rağmen gülmeyi unutmadım.
Yaşamayı öğrendim hayatta, ayakta kalmayı.
İnsanları öğrendim, yüzlerinde maske.
Savaşmayı öğrendim, yenmeyi dövüşmeden.
Gözpınarlarım yaşla dolsa da bunları saklamayı öğrendim
Devamını Oku
Yaşamayı öğrendim hayatta, ayakta kalmayı.
İnsanları öğrendim, yüzlerinde maske.
Savaşmayı öğrendim, yenmeyi dövüşmeden.
Gözpınarlarım yaşla dolsa da bunları saklamayı öğrendim




Kur'an'da ve sahih hadislerde sevme tabiri için "Aşk" ve "Sevda" ifadelerine rastlamak mümkün değildir. Oralarda geçen tabirler "Muhabbet" ve " Hub" tabirleridir ki, bunlar fıtri, makul, şeri, bir sevgi için kafi birer tabirdirler.
Aşk ve sevda tabirlerinin manaları ne dine, ne akla ne fıtrata, ne de sıhhate uygundur. Zira bunları her şeyde ifrat ve tefriti kendilerine ölçü yapan tarikatçılar uydurmuştur.
Hayırlı çalışmalar.
Bu şiir ile ilgili 1 tane yorum bulunmakta