Çabuk solan bir çiçeğim
Her gün bolca sevgi
Biraz şefkat, bir damla
Suya ihtiyacımdan
Senin nadide çiçeğin olmam.
Gözlerimi kapattım dünyaya
Rüzgarın usulca salıntısını
Toprağın kokusunu çektim içime
Ve sen
Gökyüzümdeki salıntısını seyrediyorum
Karşımda bir dağ
Denizim, ruhum dalgalarım
Mehtabina gizlendigim gece
Kokusunu doyasıya içime çektiğim
Ruhumu sakladığım köşe
Ben mehtabın sessizliğinde
Ey gönül kapanma içine konuş açıl
Hissetme ağırlığını kalbinin Yükünü hafiflet Sen dayanamaz patlarsin
Dolar dolar taşarsın
Konuşta açıl gönül söyle
Dert mi büyük sen mi
Sis girdabımın
Sabahına sen doğdun
Parlak ve dingin
Küçük kıpırtılar
Bir kapının açılmasını
İçeri girmeyi bekleyen
Küçük gökyüzümde
Sana da yer var Mutluluk izlerimi, izlerini Görmek için zamanımız Birlikte yürüyeceğimiz Çok yol, izleyeceğimiz Çok gün batımı var.
Dışarıda yağmur
Gözlerim kadar dolu
Durmaz gün uzun
Devam eder hep
Yoksun, olmayan
Beklentiler olanlar ya da olamayacak olanlar
İçi boş bir kutu doluyor
İçine ne koyuyorsun gözyaşları mı?
Hayal edip de gercekleşmeyenler
İçimde biriktirdiklerim
Topragın derinliklerine gömülmeli mi?
Ben günbatımı seviyorum diye
günbatımı bana çizerken şimdi
Tek başına bakmak nasıl duygu
Bakarken hatırlar mısın sevgili?
Benim güneşe senin benim gözlerime bakışını
Çizebilir misin şimdi yalnızlığı
Ne bileyim işte gördüm seni
Içimde görürüm hissi ile dolaşırken
Gördüm seni hissederek biraz telaşlı tedirgin
Içimdeki kıpırtılar hiç sönmemişçesine
Nefesimi içime çektim
kokunu duymak canımı yakmasın




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!