Hiç bir şey eskisi gibi olmayacak,
Akbabalar kemirecek kafatasımı.
Bir mavi yıldız düşecek bedenime,
Kavuracak çepeçevre her bir yanımı.
Ölüm hasta olacak,
Kusacak etrafa soykırımı.
Hayat bazen istemediklerinle karşına çıkar.
Hiç ummadığın anda gidiverir sevdiklerin!
Kendini bir adım daha yakın hissedersin ölüme
Ama hayat her şeye rağmen devam eder,
bilemezsin…
Bu şiiri yazmak için, donumu bile sattım.
Ulus meydanında, çırıl çıplak kaldım.
Şimdi siz diyorsunuzdur;
‘Ulan senin o pis donunu ne yapsınlar.’
Ama öyle deme birader, öyle deme.
Ya onlarda benim gibi ulus meydanında,
Her yer tıklım tıklım ölü,
Gaflet uykusunda sefiller!
Açlığı hissetmiyor artık ölüler!
En büyük isyandı bizimkisi,
Yıkana karşı çıktı ölüler!
Onlar artık ölüler
Seni sensiz yaşadım bir ömür boyu.
Geceme gündüzümü de katıp,
Seni yaşadım hayalinle.
Bir sevda bekçisi gibi, nöbet tuttum;
O seni seven ölümüne bedenimle.
Yıpranmış resmine bakıp,
Sana kışın avuçlarımda eriyen karını,
Sonbaharın yere ilk düşen, sararan yaprağını,
Yazın ise, o ılık güneşini,
En önemlisi de, ilkbaharda;
Kanlı gözyaşları dökebilecek bir serçeyi emanet ediyorum.
Yaz geliyor artık,
Sinekler ortalığa çıkmaya başlarlar.
İnşallah bize de gelip illet olmazlar.
Nedeyim, Allah hepimize sabır versin.
Beni dünyadan uzaklaştıran zaman.
Elbisemi kirleten maî,
Siyah pabucumu korkutan geceler,
Sanki her daim, ölmemi bekler günler...
Yağmur olup ıssız sokaklara,
Canlı cansız tüm varlıklara,
Hayatın benden aldıklarını,
Geri almak istiyorum.
Anlayabildiğin kadar uzak,
Anlayamadığın kadar yakınındayım.
Eğer beni arıyorsan,
Sensizliğine ağladığım;
Yalan duvarlar ardındayım.
Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!