Sana doğduğum kenti anlatmak isterdim,
Hangi dilde anlatayım bilmiyorum ki;
Senin doğduğun kentle, arasında uçurum var
Ben mermi kovanında berfin çiçeğini besliyorum ruhumla
Ve sen; beni hiçbir dilde anlayamazsın
Sen gecenin mavisinde, masallarla uyutulurdun;
Ben gecenin karanlığında, kurşun sesleriyle gözlerimi sıkıca kapatırdım,
Beni bu eylül öldürecek
Bir aşk kadar zehirli,bir orospu kadar güzel.
Zina yatakları kadar akıcı,terkedilişler kadar hüzünlü.
Sabah serinlikleri; yeni bir aşkın haberlerini getiren
eski yunan ilahelerinin bağbozumu rengi solukları kadar ürpertici.
Öğlen güneşleri; üzüm salkımları kadar sıcak.
Devamını Oku
Bir aşk kadar zehirli,bir orospu kadar güzel.
Zina yatakları kadar akıcı,terkedilişler kadar hüzünlü.
Sabah serinlikleri; yeni bir aşkın haberlerini getiren
eski yunan ilahelerinin bağbozumu rengi solukları kadar ürpertici.
Öğlen güneşleri; üzüm salkımları kadar sıcak.




Bu şiir ile ilgili 0 tane yorum bulunmakta