Merhametin unutulduğu diyarlara zulüm unutulmayacak musibetler yağmurları bırakır. Tabanında merhamet olmayan bir dünyanın tavanından zulüm yağmurları dökülür. Merhametin hor görüldüğü dimağlara zulüm en korkunç hayalleri şahmeran kılar.
Merhameti terk eden zulmü terkesine yerleştirir. Merhameti merhum eden zulümden mahrum kalmaz.
Merhametin güneşinden başka hiçbir ışık zulmün karanlığını mum ışığına muhtaç kılamaz. Merhametten nasibini almayan zulümden dersini almaya mahkûmdur. Merhamet yoksa zulüm, sevgi yoksa nefret, güneş yoksa karanlık oluşur. Karanlık gelmez, güneş gider. Karanlığın gücü yoktur. Karanlığın tek gücü güneşin yokluğudur.
Bir delinin merhameti bir akıllının zulmünü yendiği müddetçe hala yaşamak için bir ümit var demektir. Merhamet dilencisi kesilenler zulmün kralı olur.
Aşkta yarın yoktur sevgili. Zaman ileri doğru değil, içeri, yüreklere, derinlere doğru işlemeye başlar, bilgeleşir. Hiç bilmediği sezgileriyle buluşur. Yükü çok ağırdır, kendiyle buluşmuştur. Hem dışındadır dünyanın, hem de ortasında.
Hindistan'da Ganj Nehri'nin kıyısında yakılan yoksul adamın hissettikleri de onunladır, yitirdikleri de... Newyork'ta, bir sokakta, o kartondan kulübesinde yaşayan kadının çıplak yalnızlığı da. Her şey onunladır, ona emanettir sanki, ama o, çıldırtıcı bir yalnızlık içindedir yine de...
Aşkın kültürlü olmakla, bilgili olmakla da ilgisi yoktur sevgili, kanımıza karışan ilkel acı, o yaban ağrıyla hiçbir kitabın yazmadığı hakikatlere daha yakınızdır, inan...
Kim demişti hatırlamıyorum, aşk varlığın değil, yokluğun acısıdır diye. Belki de bu yüzden ilk gençliğimde, o yoğun aşık olduğum yıllarda, gözüme uyku girmez, dudağımda bir ıslıkla bütün gece şehri, o karanlık, o hüzünlü sokakları dolaşır, insanları uykularından uyandırmak isterdim. Uyanıp, içimde derin bir sızıyla uyanan o derin sancının acısına ortak olsunlar diye...
Aşk çok eski bir şeydir sevgili. Onun içinden o çileli çocukluğumuz geçer. Sevdiğimiz insanların çocuklukları da... Oradan üvey anneler, eksik babalar, parasız yatılılar geçer. Ve sonra aşk bütün bunları alır, daha da eskilere gider, hep o ilkel acıya, o yaban ağrıya...




Bu şiir ile ilgili 0 tane yorum bulunmakta