Çok acelesi vardı gitti dünyadan. Geride kendinden başka hiç bir şey bırakmadı.
Bugün gitmek için dünü bekleme zorunluluğu yoktu. Aceleliğine o kadar çok şey sığdırmıştı ki;
Her gün karşımda durur,durmadan beynime paslı çivi gibi çakılır,çay demler,kitap okur,gitmediğimiz yerlere gider,şarkı söyler,kediyi sever,aynanın karşısında ıslığı ve saçlarının ıslaklığı.
Akşam olur uyumaz,sabah olur kalkmaz.. Ama o günden sonra hiç görüşmedik.
Sahi, bir insan kendine bu kadar merhametli olabilir mi?
Kaf önce hafif hafif düşüyorsun sonra
kızıl kızıl dağılıyorsun elimde kalıyor iki nokta
atıp kırmızı bir gül kalbimin tam ortasına
kaçıyorsun mevsimlerden mevsimlere
tahtı çalınmış bir padişahım oysa
kayboluşunu arayan hesapsız yolculuklarda
Devamını Oku
kızıl kızıl dağılıyorsun elimde kalıyor iki nokta
atıp kırmızı bir gül kalbimin tam ortasına
kaçıyorsun mevsimlerden mevsimlere
tahtı çalınmış bir padişahım oysa
kayboluşunu arayan hesapsız yolculuklarda




Bu şiir ile ilgili 0 tane yorum bulunmakta