Sokağın başındaki yokuşa tırmanmaya başlamıştım. İşten çıkmış, yorgun bir şekilde, günlük stresim üzerimde, yavaş yavaş evime doğru gidiyordum. Önce markete girerek, alış veriş yapmayı düşündüm. Sonra vazgeçtim. Akşamın bu saatlerinde, marketler, tıka basa insanla dolu oluyordu.
Tam o sırada bağırtılar, çağırtılar ile kafamı, sesin geldiği tarafa çevirdim. İki katlı bir binanın önünde, birikmiş insan topluluğuyla karşılaştı bakışlarım. Meraklı bir insan olmama rağmen, o tarafa yöneldim.
Herkes, birbirine ne olduğunu sormaya çalışıyordu. Her zaman geçtiğim bir muhitti. İnsanları tanımasam da, yüzleri tanıdık geliyordu. O sırada, çatıda bir kişinin olduğunu gördüm. Herkesin bakışı, o tarafa çevrilmişti. Gözlerini bir saniye olsun başka bir tarafa çevirmiyorlardı. Yüzlerinde merak ve endişenin izleri vardı. Kimse ne olduğunu bilmemesine rağmen, her kafadan bir ses yükseliyor, yorumlar yapılıyordu.
Yorgunum, bahar geldi, silah kullanmayı öğrenmeliyim bu yaz
Kitaplar birikiyor, saçlarım uzuyor, her yerde gümbür gümbür bir telâş
Gencim daha, dünyayı görmek istiyorum, öpüşmek ne güzel,
düşünmek ne güzel, bir gün mutlaka yeneceğiz!
Bir gün mutlaka yeneceğiz, ey eski zaman sarrafları! Ey kaz kafalılar! Ey sadrazam!




kutluyorum bu değerli çalışmayı
bir nefeste okudum valla
kutluyorum kalemi saygımla tam puan
Bu şiir ile ilgili 1 tane yorum bulunmakta