Binip gittiler kızıl tüylü kısraklara
Ak yelelerinden tutunup uzak düşlere
Altın sarısı hayallerini bırakıp başaklara
Sıcak ovalardan soğuk göçlere
Bin türlü ağıt yakar şimdi kaynayan sular
Yüz yıllık çınarların gölgesinde
Öyle sevdalar vardır, biter baslar;
Buruk tatlar vardır, ağızda şurup giden;
Bir aşka vuran güneş kolayca batmıyor.
Yanıyor bin kollu şamdanı, tutuşuyor
Ufkunuzda camları göksel konağının
Ve bir yaz aksamı buhurdan gibi tüten
Devamını Oku
Buruk tatlar vardır, ağızda şurup giden;
Bir aşka vuran güneş kolayca batmıyor.
Yanıyor bin kollu şamdanı, tutuşuyor
Ufkunuzda camları göksel konağının
Ve bir yaz aksamı buhurdan gibi tüten



