Memati Şiiri - Garib Garib

Garib Garib
73

ŞİİR


0

TAKİPÇİ

Memati

Kim ne dinlerki, böyle avaz çığırır bu Hoca…
Nicedir bu sözü, evde kedi köpek gibi karı koca…
Bu hanenin ateşi kalp yakar, damda tütmez baca…
Aha dedim, bu hayat dediğin bir köşe kapmaca memati…

Nerde bu insanlık, kara borsamı yoksa, stokmu …
Bu hayat hep acımı satar, tatlısı hiç yokmu…
Nice zengin cihana sığarda bir köşe fakire çokmu…
Hiç sordunmu komşuna, hele karnı açmı,tokmu memati…

Bu yırtık dikiş tutmaz , hem artık derince…
Doymaz olduk uykuya, yatağı namaz vakti serince…
Bin hoca çıkaramaz , gaflet bir kalbe girince…
Nasılsa uyandırır birisi , tatlı canı verince memati…

Hele bak şu fukara işçinin haline, modern köleden varmı farkı…
Kiraya vermiş bedeni, patron sırtında dönderiyor çarkı…
Ay sonu gelmeden eksiye düşer akceler görmez artı…
Ceza sahasına girmeden, hayat göstermiş kırmızı kartı memati….

Euzü çek görür isen bir siyastci, sorma neden…
Önce efendi diye çağırır, sonra o değilmi kul eden…
Bir sağdan vurdular bir soldan , neler çek o deden…
Kalmıyor gelende , nedense parsayı götürüyor giden memati…

Bak kefere işine, pavyon yanına katlı umumhane açar…
Sanat güneşi ibnelerin, başlarına ha bire para saçar…
Çarşafın karasını görmesin, öcü diyerek topuk kıçta kaçar…
Bu atası maymun olanlar, hep pislik içinde yaşar memati…

Haramiler cadde üstü dükkan açmış, kimi et satar kimi ekmek…
Ulan bakkal böyük zincir kurmuş, hoop kasaya onca emek…
Al bini vur yüz bire, bu dümen böyle dönüyor demek…
Ne diyesin şu kazana, alın teriyle zor kaynıyor bu yemek memati…

Dağda ekmek tükenmişki, şehre indi harami peyke…
Kimi yabanda mektep açtı, kimi çakma tekke…
Asker ocağına saman altından tesisat çekti bu şebeke…
Melüllenme , çatıda çok durmaz bu paslı teneke memati…

Bir benmi kaldım acep, doğru bildiklerimi eğri gören…
Hele varmı gösteresin kaç adam kaldı doğru yola giden…
Sorma bu günümüzü edem, betermi beter dünden…
Ecel adam topluyor hele dinle, ses geliyormu ödünden memati…

Baba oğlanı yabanda, ana kızını hamamda över…
O Günler çoktan geldi , keser döner sap döner …
Oğlan babayı havanla, kız anayı kazanla döver…
Kızma hiç, Ulan bu gideşe evliya bile olsa söver memati…

Arpanın çoğuyla hayvan, akçenin çoğuyla insan azar…
Dirheme ne oldu ki kağıtla adam satar oldu bu pazar…
Acaip iş bir köşede adam, öbür köşede değeri yazar …
Var ister sat ister beleş ver, senide bekler bir mezar memati …

Söylemesinde ölsünmü kalem, bir köşede çatlayıp…
Lut gölünün ölü balıkları, nerden çıktı böyle hortlayıp …
Dudak üstü kaytan bıyık birde kırıtıyor saç toplayıp…
Hammı değilmi nerden bilesin, kavun gibi dibini koklayıp memati…

Arama camide, bar köşesinde bulursun burun çeken yıldızları…
Sokağa çoktan düştü, hürriyetin takma saçlı erkek kızları…
Kilot sütyen ile, cep geziyor şu sahne hırsızları…
Sözde aşk satıyor zina pazarında,
şu ahir zaman arsızları memati ..

Ar’ı anladık kocaya kaçtı, hayaya ne olduki böyle …
Üstü forma , altı sorma ile bu namus nere gider öyle…
Sokaklar podyum gibi sanki, şehir yarışıyor köyle…
Çokmu konuştum dersin, hele susayımda sen söyle memati …

Kim çözmüşse şu insan bilmecesini, VALLAH eli öpülür…
Açsan omuz üstü defterleri sevaptan çok günah dökülür….
Peşine düşsen yaz vakti , su yerine ataşa götürür…
Adamın eri Nefis öldürür , gayrısı çöplükte süründürür memati…

Aceb şu alemde varmı insandan başka çıkaran savaşı…
Nasıl bir kan bürümüşkü, gözüne
zevk veriyor bebek naaşı…
Ne kudüs kaldı ne şam, bunun filmin adı
Çal oyna barışı…
Şu seyircilerin halini sorma, elde çekirdek yüzleri cehenneme karşı memati…

Burdan minaya atsan şeytana deyerde,
akılsız başa deymez bir taş…
Bırak sözün ucu onada dokunsun acırsa acısın gardaş…
Hele bir düş yere, gelirmi sırt dayadığın dost, arkadaş…
Garibsen ALLAH’A bel bağla, nasılsa kalkarsın yavaş, yavaş memati…

Garib Garib
Kayıt Tarihi : 27.1.2026 22:50:00
Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Şiiri Değerlendir
Yorumunuz 5 dakika içinde sitede görüntülenecektir.

Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!