Muhkem hüküm bağlayan gönlüm.
İnsan kalabalığıydı ömrüm, kargaşada karışan.
Küheylan misali koşardım, kalbim meles olmasaydı.
Yok pahasına zamanı satan tüccar gibi
Ömre kepenk kapardık.
Koparan biz değil miydik
Takvimden düşerken zamanı?
Ağla, gül, ağlat...
Ve geçti aşka müptela gönlü sakındıran hayat.
İp koptu, dizilmedi ahenk
Hatırda kalan şarkılar çalıyor.
Adresi bilinmeyen mutluluk, rast gelir zamanlar içinde.
Ve geldi
Muhkem hüküm bağlayan gönlüm
O geldi
Yabancılar içinden bir el geldi!
Ten miydi,
Kalp miydi değdiği yer?
Yabancılar içinden bir el geldi!
Desem ona
"Tutsam o gönül perçeminden elini
Ve kaldırsan yüreğimin sabahında beni."
Yabancılar içinden bir el geldi...
Hangi aşkın izi kaldı içimde, söyle.
Söyle, muhkem hüküm bağlayan gönlüm söyle!
Aşkın kırgın yüzleri gibi güne başlarken
Gönlün izharı nedir söyle
Anılar oluştururken çehresini şehrin
Hayaller de tökezler mi eksilirken hayatın nağmeleri?
Balkondan bakardık geleceğimize
Yüksekten uçan kuşlar gibi
Zamanı gelince konardık.
Bedeni büyüyen zihni çocuklar gibi
Habersiz bir ömrü yaşardık.
Bedeni büyüyen zihni çocuklar gibi
Yaşamdan Taşardık.
Muhkem hüküm bağlayan gönlüm!
Geleceği iple çekerdim kaçarken geçmişten
Bir şahsiyet yatarmış oysa o karanlık geçmişte
Söyle, muhkem hüküm bağlayan gönlüm söyle!
Geçti mi ruhun, ömrün zindanından?
Hayaller de kaydı mı gerçekler arasından?
Kayıt Tarihi : 12.1.2026 12:04:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.



