Niceleri yanarken yandım
Sabah ayazları sogutmadı yüreğimi
Üzülmek yakışmasada mana alemine
Karalar bağladım,kokunu özlerken..
Gelecek açmayan tomurcuklarıyla solarken
Melekler gülümserken gökte
Zamansız ayrılığın vakti geldi
Kalplerinde aşk işaretiyle doğar kimileri... Yeryüzüne gönül indiremez onlar... Hayatı ve insanları anlarlar,hayata ve insanlara merhamet duyarlar,ama hayatın ve onun içindeki insanların yaşadıkları gibi yaşamazlar.
Aşk işareti ile doğanlar yaşarken dünyaya talip olmazlar...Bilirler ki ne isteseler,neyi ansalar,ne kazansalar aşkın dışında hiçbir şey avutmaz onları,teselli etmez...Gönüllü sürgündür onlar...Gizliden gizliye hissederler bunu...Sonsuz bir ışıktan kopup gelmişlerdir geldikleri yere...Kopup geldikleri ışığa inançları ne kadar büyükse,içlerinde ki acı da o kadar derindir...Bu acı hatırlatır onlara kopup geldikleri yeri...Bu acı hatırlatır onlara kim olduklarını ve niye varolduklarını...
Kalplerinde aşk işaretiyle doğsa da bazı günler yorulur insan karşılıksız sevgilerinden...Yorulur kendisini anlatamamaktan...Sevgilim der,sevgilim der,ama,sevgilim dediği yanında değildir,bilir...Bazı günler insan soluksuz kalır,içindeki sevgili olmasa bile karşısındakine deliler gibi sarılır...O olmadığını bile bile sonsuz bir umutsuzlukla sarılır...İnsan soluksuz kalmaya görsün,sevgili diye bütün yanlışlarına,bütün kaçışlarına,kendine yaptığı ihanetlere sarılır...İnsan bir kere içindeki aşktan umudunu kesmeye görsün,her şey olmak,her yere yetişmek için bu hayat düşer...Her şey olduğunu,her yere yetiştiğini sandığı anda,ortada kendisi yoktur artık...Kaybolmuşluğa çok yakındır...Kopup geldiği ışığa inancı azalmıştır...Daha az acı çekiyordur artık...Ama daha mutsuzdur eskisinden....Daha mutsuzdur,o ışığı acı çekerek özlediği günlerden...
Soluksuz kaldığım kendime bile sakladığım günlerden bir gündü...Kaybolmuşluğa yakındım...İçimdeki acı hızla eksiliyordu...Işık soluyordu,soluyordu tıpkı sesim gibi...Soluyordu içimdeki aşk işareti gibi...Öylesine kaybolmuştum ki bulamıyordum artık içimde neyi yitirdiğimi,neyi kirlettiğimi...Öyle uzaklaşmıştım ki kendimden,kendimi bulmak için birine ihtiyacım vardı...
Onunla nerede ve nasıl tanıştığımız önemli değil....Gerçekten değil...Kaybolmuş insanlar birbirini çabuk buluyor....Umutsuzluk umutsuzluğu çağırıyor...
Konuşmaya susamıştık...Sanki ikimizde dilini,kültürünü bilmediğimiz uzak ülkelerden henüz dönmüş gibiydik bu ülkeye...Oysa böyle bir şey yoktu...Hep buradaydık...Hep o ışığımızdan kaybolduğumuz yerde...O ışığı orada bırakıp bu dünyaya,bu hayata gönül indirdiğimiz,her şey ve her yerde olduğumuzu sandığımız yerde...Hep o soluksuz kaldığımız yerde...Daha vakit var,o ışığa sonra dönerim, dediğimiz bu yerdeydik ikimizde...
Devamını Oku
Aşk işareti ile doğanlar yaşarken dünyaya talip olmazlar...Bilirler ki ne isteseler,neyi ansalar,ne kazansalar aşkın dışında hiçbir şey avutmaz onları,teselli etmez...Gönüllü sürgündür onlar...Gizliden gizliye hissederler bunu...Sonsuz bir ışıktan kopup gelmişlerdir geldikleri yere...Kopup geldikleri ışığa inançları ne kadar büyükse,içlerinde ki acı da o kadar derindir...Bu acı hatırlatır onlara kopup geldikleri yeri...Bu acı hatırlatır onlara kim olduklarını ve niye varolduklarını...
Kalplerinde aşk işaretiyle doğsa da bazı günler yorulur insan karşılıksız sevgilerinden...Yorulur kendisini anlatamamaktan...Sevgilim der,sevgilim der,ama,sevgilim dediği yanında değildir,bilir...Bazı günler insan soluksuz kalır,içindeki sevgili olmasa bile karşısındakine deliler gibi sarılır...O olmadığını bile bile sonsuz bir umutsuzlukla sarılır...İnsan soluksuz kalmaya görsün,sevgili diye bütün yanlışlarına,bütün kaçışlarına,kendine yaptığı ihanetlere sarılır...İnsan bir kere içindeki aşktan umudunu kesmeye görsün,her şey olmak,her yere yetişmek için bu hayat düşer...Her şey olduğunu,her yere yetiştiğini sandığı anda,ortada kendisi yoktur artık...Kaybolmuşluğa çok yakındır...Kopup geldiği ışığa inancı azalmıştır...Daha az acı çekiyordur artık...Ama daha mutsuzdur eskisinden....Daha mutsuzdur,o ışığı acı çekerek özlediği günlerden...
Soluksuz kaldığım kendime bile sakladığım günlerden bir gündü...Kaybolmuşluğa yakındım...İçimdeki acı hızla eksiliyordu...Işık soluyordu,soluyordu tıpkı sesim gibi...Soluyordu içimdeki aşk işareti gibi...Öylesine kaybolmuştum ki bulamıyordum artık içimde neyi yitirdiğimi,neyi kirlettiğimi...Öyle uzaklaşmıştım ki kendimden,kendimi bulmak için birine ihtiyacım vardı...
Onunla nerede ve nasıl tanıştığımız önemli değil....Gerçekten değil...Kaybolmuş insanlar birbirini çabuk buluyor....Umutsuzluk umutsuzluğu çağırıyor...
Konuşmaya susamıştık...Sanki ikimizde dilini,kültürünü bilmediğimiz uzak ülkelerden henüz dönmüş gibiydik bu ülkeye...Oysa böyle bir şey yoktu...Hep buradaydık...Hep o ışığımızdan kaybolduğumuz yerde...O ışığı orada bırakıp bu dünyaya,bu hayata gönül indirdiğimiz,her şey ve her yerde olduğumuzu sandığımız yerde...Hep o soluksuz kaldığımız yerde...Daha vakit var,o ışığa sonra dönerim, dediğimiz bu yerdeydik ikimizde...




can...yüreğine sağlık...tebrikler...teşekkürler.....
Kardeşim, yüreğine sağlık şahane , anlamlı akıcı ve akılcı okunması kolay güzel dizeler oluşmuş kutlarım, kalemin daim olsun.Sevgi ve saygılar...
Yazacak kelam bulamadım, dizelere düştü yine duygularım. Allah sabırlar versin Abalacığım!
Melekler Gülerken, Analar Ağlar.
Şehitler ölmezken hainler yaşar,
Melekler gülerken analar ağlar.
Geçitler sürerken insanlar taşar,
Ocaklar ömürden karalar bağlar.
Benokaynus Yücel Terkanlıoğlu
ağlamak şair kaderidir,,alkışlar
Sevgili Kardeşim Şulem, canım, yaranım ve yüreği yananım... Sözün bittiği yer olur mu? Biliyorum sözün bittiği yer var. Oysa benim bülbül kardeşimde söz bitmezdi. Hatta bir farklı dökülürdü o güzel ağzından sözcükler. Düz konuşmaların bile bir nağme gibi gelirdi dinleyenlere ama... biliyorum sözün bittiği yerdesin. Canımız için kimbilir neler söyleyecek o hıçkırık dolu yüreğin ama sözyleyemiyor biliyorum. Biliyorum ki Şule isteseydi bu şiir sayfalara sığmazdı. Bir kelimesine öyle kıyafetler giydirir onu öyle bir süsüler öyle bir sunardı ki okuyanda mest olurdu dinleyende ama olmuyor. Biliyorum söz ifade etmiyor hislerini. Yangın derken dışardaki için farklı içerdeki için farklı ya işte öyle bir durumdasın. Sen içerdesin biz ise dışarda. Yanan sensin vah tühh eden bizleriz. Kim anlatabilir senin halini, kim tasavvur edebilir duygularını ve kim anlar seni? Ahh be güzel kardeşim ahhh. Senin yerinde olmamak için herşeyimi veririm. Allah'ım sana sabır versin canım kardeşim. Ben bu güzel şiirin satır aralarını okudum. Hani içinden geçipte bir türlü dökemediklerini. Akılların alamayacağı, dimağların kavrayamayacağı duygularını okudum ve yüreğim yine karadenizin hırçın dalgaları gibi kabardı. Ne söylesem boş bunuda biliyorum ama yemin ederim seni çok ama çok seviyorum. Kardeşin seni hep hissediyor. Aha tam şuracıktasın. Sol göğsümün altında. Acını paylaşmak istiyor ve lütfen oun için, O melek yavrumuz için, Emre'miz için kendine iyi bak diyorum. Saygılarımla.
Tek kelime mukemmel. tam puanımla sayfamda..
Niceleri yanarken yandım
Sabah ayazları sogutmadı yüreğimi
Üzülmek yakışmasada mana alemine
Karalar bağladım,kokunu özlerken..
*/*
Yüreğinde inşallah o yangının alevi azalır zemzem suyu ile söner..biliriz yüreğinde korun ateşi hiç bir zaman sönmez.Rabbimden sana sabır kaleminde güç yüreğinde ferahlık vermesi için duacıyız.selam ve saygılarımızla. bir şiir tam puan.
MELEKLER HEP GÜLSÜN YÜZÜNÜZE ŞULE HANIM.TAM PUANLA KUTLUYORUM.SELAM VE SAYGILARIMLA..
kaleminizden güzel bir şiir okudum herhalde ilk defa okuyorum sizi.
çok güzeldi.
tebrikler.+ ant
En derin iç döküşler...
Okudum ve susmak zorunda kaldım.
Dualar kalıcıdır.Ağlamak yerine...
Kardeşim Şule'yi anlamak o değin güç değil.
Saygı ve selamlarımla.
Bu şiir ile ilgili 109 tane yorum bulunmakta