Melankoli kokuyor bu hisler.
Ne varsa, ne kadar varsa senden, kocaman bir yalan belli ki…
Yaşamak seni, sensizliğinle bir yol bulup anlaşmak, kanunlarını aşkın takmadan, bir yudum alıp hayalinden, gerçeklerle helalleşerek bahar yağmurlarında doyasıya ıslanmak olsaydı. Ah! Yapabilseydim. Sınırsız zaman düzleminde Senden Sana koşup sarılabilseydim düşlerime.
Kime, Nasıl anlatılır ki bu! Gerçek şu; Muhtemelen ölene dek içimde taşıyacağım bir sır. Bakıyorum, bir kez daha inanmadan bu şehre. Ve yine duyup hissetmeden meltemler esen ılık yaz akşamlarının çöktüğü sokaklarına anıları gömüp kokuna veda edeceğim.
Elbet olacak. En nihayet bu sevda dediğin şey de tarihin makus derinliklerinde yerini alacak. Tüm inanmadıklarımla, saçmalıklarımla, karmakarışık aklımla, seninle dönen ve duvar duvar vurasım gelen başımla bu aşkı tedavülden kaldıracağım. Unutamamalarımı taşırken yarınlara aklımda kalacağın kadar yaşayacağım.
Anlayacağın; sen dikey, mutlulukların karşı koyulmaz pempesinin tozu dumana katıp uçarken aşklara, ben toprağı yatay, dünya yalanını son kılacağım. O halde veda etmeli şimdiden. Zira ne getireceği belli değil yarınların…
TmR 02.01.2017
Tamer ArabacıKayıt Tarihi : 3.1.2017 12:53:00





© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.

Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!