Ne zaman olduğunu unuttum
Bir mektup yazmıştım
Yaralarımla buluştuğumda
Kelimelerim incinmiş
Cümlelerimin bittiği yerde
Kimsesizliğimin manzaralarını seyrediyordum
Söz geçmeyen kalemime
çan eğrisi tersten işlemekte
tümlüğe eksik zamanlara kucak;
kırka iki kala keşfim
bir dehliz, beynimin çıkmazında...
uzaktan bakan benim
Devamını Oku
tümlüğe eksik zamanlara kucak;
kırka iki kala keşfim
bir dehliz, beynimin çıkmazında...
uzaktan bakan benim
Şiire ve şaire selam ve saygıyla…
sanırım mektupların eski yaşamışlıklarda canlara yüreklere yaşattığı hasertin özlemin buluşmasının güzelliğinin duyguları costurduğuna inandığım öylesi dolu dizgin duygu yüklü bir şiir okudum. vareden yüreğinizi sayın kaleminizi şiiri yürekten kutluyorum. paylaşıma teşekkürlerimle saygılar
Bütün aşklar dans etti
Sevişen iki kelimenin kollarında....hiç bitmese...kutluyorum , saygılarla ...+....+...
Hüznü adımlayan aşkları koyup
Bir daha ki baharda açmak umuduyla
Kirpiklerimin arasına gizleyeceğim
Ve ben
Cennetten kovulsam da
Sevdiğimi hep dudağından öpeceğim
Çünkü, mektubum bitmedi daha…
çok etkileyici bir anlatım..enfes bir şiir...üç kere okudum...
Mektubuma nokta koymadım daha
diyorsun şiirin bir yerinde sevgili Zeynebim. Bence de koyma o noktayı.Böylesine sevda dolu mektuplar ancak üç noktayla bitirilir. Masalsı bir şiir. Büyüsü sımsıcak sarıyor okuru.Devam etsin mektupların uzun zaman.Paylaş bizimle istediklerini. Kutladım cann...Şiir yüreğin hiç susmasın. Kalemin daim olsun. Sevgimle...
finaliyle aşkın en kor halini betimlemedeki ustalığa hayran olunur....
sevgimle...
Doğal ve yalın bir gerçektir sevi.Yaşamın herhangi bir kestirilemeyen evresinde gelir kapıyı çalar.
Artık ,gönül yeni bir geçişe koyulur.
Düşlemlerin ,gerçekle yer değiştirmesi sürdükçe sevi de sürer.
Çoğu şiirleri yazma gereksiniminin temelinde sevi ilintili günlüklerin kayda geçirilmesi istenci vardır.
Şair,özvarlığının seviyle yunuşuna vurgu yapar bu şiirlerde.Yaşamı biçimlendirme edimlerinde sevi'nin nesnesine yönelik duyguların/duyumsayışların varlığını ve tek'liğini sezersiniz.
İçtenlikli bir dille yazılan bu şiirde 'mektubun' bir bitmemişliğe koşullu oluşu sevinin varlığından kaynaklanmaktadır.
Birinci kişili anlatımla sayfaya taşınan bu açık mektupta neler neler yoktu ki!
Sevinin ölmezliğine ve iklimine alışık olmaya dönük gönüllü eylemlerin aynı paydada toplanması,diyebiliyorum ben bu şiir için.
Şair'i güzel günlere taşıyan bu büyüleyiciliğin her mektupta başka bir öyküsünü okuyacağımıza hiç kuşku yok.
Şiiri hayranlıkla okudum.Masalsı diliyle okurunu büyülüyordu.
Diline,ellerine sağlık Değerli Zeynep Nilgün.
Kutluyorum.
Erdemle.
Bence bu mektup hiç bitmesin:) okudukça,okunası güzellikte ki bu mektubu okumaya doyamadım inanın...Kaleminizin duruluğu, yüreğinizin berraklığı akmış dizelerinize...Tıpkı ilkokul çağlarındaki kurdeleli küçük bir kız çocuğunun, ilk aşkına yazdığı bir mektup kadar saf ve çok güzeldi...Kaleminiz hiç susmasın Sayın Gökçeöz...hep şiirle kalın...sevgiler...
Bence bu mektup hiç bitmesin:) okudukça,okunası güzellikdeki bu mektubumu okumaya doyamadım inanın...Kaleminizin duruluğu, yüreğinizin berraklığı akmış dizelerinize...Tıpkı ilkokul çağlarındaki kurdeleli küçük bir kız çocuğunun, ilk aşkına yazdığı bir mektup kadar saf ve çok güzeldi...Kaleminiz hiç susmasın Sayın Gökçeöz...hep şiirle kalın...sevgiler...
İlginç doğrusu.. Önceki şiirde mi kaldım ben diye, yukarı/aşağı bir inip çıktım, değildi... Bunun adı 'Mektup...' Ama okuyan her şiirinizi 'aynı mı' buluyor, karışık bir durum Nilgün Hanım...:)
Neyse... İlk kez belki... Şiire 'mektup, hesap, kitap, sözleşme' girmiş sanki... Nilgün Gökçeöz Şiirlerindeki coşku 'ikna etme gayretine' düşmüş... Belli ki, 'gri gölgeler var' izaha muhtaç...
Başlığına sadık kalır biçimde, 'veciz bir mektup' havası şiirin geneline yayılmış... Üstelik 'devamı' gelecek, 'son mektup' değil anımsatmasıyla... Bir bakıma 'noktası konmamış' bir mektup, yada mektuplaşma biçemiyle...
Şiir, elbette şiir gibi...Üstelik geriye doğru dönüp, 'bir genç liseli kız' savaşçılığını o kadar güzel işlemiş ki dizelere... Yeniden inşaya hazır ama 'bir yerlerde kanamalar' olduğunu da gözardı etmeksizin... 'Yağmurlar köhne mahalleyi karmakarışık' ederken, 'yangınlarla yağmurun üstüne gidip söndürecek kadar' sıcaklıkta, kararlı ve gözü kara imajını yaratarak..
Final bambaşka... 'Cenneti vadeden' kim olursa olsun, asıl cennet 'sevdiğimin dudağında' diyor şaire ve gerekçesini de 'mektubun, yani umudun bitmediğine' bağlıyor...
Şiir okudum gecenin içinde Nilgün Hanım... Kutlarım şiiri ve sizi... Sayfanızdan sevgiler, selamlar sunuyorum...
Bu şiir ile ilgili 42 tane yorum bulunmakta