Geçen yıl bu tarihti yine sevgilim, senle yaşlanmak istiyorum deyip evlenme teklif ettiğin günün ardından tam bir yıl geçti. Oysa sen benden önce biliyordun hiçbir zaman ikimize ait bir hayatın olmayacağını. Ben beraber yürüyoruz sanıyordum çıktığımız o sevda yolunda, meğer tek başına yürürmüşüm de hiç farkında değilmişim...
Ya şimdi, şimdi nerdesin sevdiğim adam; sende hatırlıyor musun birlikte düşlediğimiz hayalleri? Hani bahçe içinde bir evimiz olacaktı sahil kasabasında. Sabahları erkenden balığa çıkacaktık. Akşamüzeri mangal yapacaktık bahçenin bir köşesinde....Tuttuğumuz balıklar meze olacaktı rakımıza. Hala ızgara teline yapıştırıyor musun balıkları? Hep yapıştırırdın, parçalardın pişirirken. Sen ızgara yaparken ben salata yapacaktım bahçemizde kendi ellerimizle yetiştirdiğimiz domateslerden...
Sebze yetiştirmeyi hala çok seviyorum. Sen gideli balkonumuzda sardunyalar kurudu ama şimdilerde lale ektim saksılara, birazda soğan... Sen hiç gitmemişsin gibi devam ediyorum hayatıma, hala bıraktığın yerdeyim... İlk zamanlar çok zordu hiç kapanmayacak sanıyor insan yaralarını, ama alışıyor acıya da kanıksıyor yürek zamanla....Hala aynı hayalleri kuruyorum; tabi artık sensiz ve birde Elif yok artık hayallerimin içinde...
Bu gün kapımda bir demet papatya bulurum diye kaç kez açtım kapıyı, kaç kez posta kutusuna indim bilsen; küçük de olsa bir not belki içinde “KADINIMA” yazan, eski günlerdeki gibi... Radyoda boş çerçeve şarkısı çalıyor şu an; artık daha bir anlam kazandı bu şarkının sözleri... Birde senden sonra perdeleri hiç kapatmaz oldum, bilmem belki gelir uzaktan da olsa görmek istersin diye. Ben çok özlediğimde geliyorum sevgili, biraz seyrediyorum uzaktan yaşadığın, soluk aldığın yerleri. Aslında görecek olsam; ya da sanırım görme ihtimalinin bile canımı nasıl yaktığını saklıyorum kendimden...
Aşk işareti ile doğanlar yaşarken dünyaya talip olmazlar...Bilirler ki ne isteseler,neyi ansalar,ne kazansalar aşkın dışında hiçbir şey avutmaz onları,teselli etmez...Gönüllü sürgündür onlar...Gizliden gizliye hissederler bunu...Sonsuz bir ışıktan kopup gelmişlerdir geldikleri yere...Kopup geldikleri ışığa inançları ne kadar büyükse,içlerinde ki acı da o kadar derindir...Bu acı hatırlatır onlara kopup geldikleri yeri...Bu acı hatırlatır onlara kim olduklarını ve niye varolduklarını...
Kalplerinde aşk işaretiyle doğsa da bazı günler yorulur insan karşılıksız sevgilerinden...Yorulur kendisini anlatamamaktan...Sevgilim der,sevgilim der,ama,sevgilim dediği yanında değildir,bilir...Bazı günler insan soluksuz kalır,içindeki sevgili olmasa bile karşısındakine deliler gibi sarılır...O olmadığını bile bile sonsuz bir umutsuzlukla sarılır...İnsan soluksuz kalmaya görsün,sevgili diye bütün yanlışlarına,bütün kaçışlarına,kendine yaptığı ihanetlere sarılır...İnsan bir kere içindeki aşktan umudunu kesmeye görsün,her şey olmak,her yere yetişmek için bu hayat düşer...Her şey olduğunu,her yere yetiştiğini sandığı anda,ortada kendisi yoktur artık...Kaybolmuşluğa çok yakındır...Kopup geldiği ışığa inancı azalmıştır...Daha az acı çekiyordur artık...Ama daha mutsuzdur eskisinden....Daha mutsuzdur,o ışığı acı çekerek özlediği günlerden...
Soluksuz kaldığım kendime bile sakladığım günlerden bir gündü...Kaybolmuşluğa yakındım...İçimdeki acı hızla eksiliyordu...Işık soluyordu,soluyordu tıpkı sesim gibi...Soluyordu içimdeki aşk işareti gibi...Öylesine kaybolmuştum ki bulamıyordum artık içimde neyi yitirdiğimi,neyi kirlettiğimi...Öyle uzaklaşmıştım ki kendimden,kendimi bulmak için birine ihtiyacım vardı...
Onunla nerede ve nasıl tanıştığımız önemli değil....Gerçekten değil...Kaybolmuş insanlar birbirini çabuk buluyor....Umutsuzluk umutsuzluğu çağırıyor...
Konuşmaya susamıştık...Sanki ikimizde dilini,kültürünü bilmediğimiz uzak ülkelerden henüz dönmüş gibiydik bu ülkeye...Oysa böyle bir şey yoktu...Hep buradaydık...Hep o ışığımızdan kaybolduğumuz yerde...O ışığı orada bırakıp bu dünyaya,bu hayata gönül indirdiğimiz,her şey ve her yerde olduğumuzu sandığımız yerde...Hep o soluksuz kaldığımız yerde...Daha vakit var,o ışığa sonra dönerim, dediğimiz bu yerdeydik ikimizde...




yüreğinize sağlık hüzünlü bir mektuptu
kaleminize sağlık saygılar
hüzün dolu bir hikayeye dokundu gönlüm dilerim gönlündeki hüzün neşeye dönüşür
YASANMIS BIR HAYAT ACI BIR TABLO..
NE SÖYLENEBILIRKI...
MÜKEMMEL BIR HAYAT HIKAYESI OKUDUM KALEMINIZDEN...
KUTLARIM DUYGU YÜKLÜ YÜREGINIZI VE ESERINIZI...
Çok severim böylesi eserleri,çok ilgi duyarım şiirden fazla zevk alırım böylesi yazılardan...bir insanı tanımanın en kestirme yolu yine o insanın içini döktüğü şiirler ve makalelerdir...acınıza üzüldüm,ama şunuda tavsiye ederim ki...el elden üstündür,bilirsiniz bu sözü,bence başka sevgilere kucak açmalısınız,yeni umutlara aşklara,inanın bir seveniniz daha karşınıza çıktığında,belkide eskisi aklınızın ucuna bile gelmez dostum...analar neler doğuruyor....yolunuz açık şansınız bol olsun...saygılarımla..
Bu şiir ile ilgili 14 tane yorum bulunmakta