Nice kavak yeli eserken serde,
Esir etti siyah çeşm’in sihri yâr.
Aralandı birden zifiri perde,
Doğdu üzerime ebed mihri yâr.
Dönülmez akşamın ufkundayız.Vakit çok geç;
Bu son fasıldır ey ömrüm nasıl geçersen geç!
Cihana bir daha gelmek hayal edilse bile,
Avunmak istemeyiz öyle bir teselliyle.
Geniş kanatları boşlukta simsiyah açılan
Ve arkasında güneş doğmayan büyük kapıdan
Devamını Oku
Bu son fasıldır ey ömrüm nasıl geçersen geç!
Cihana bir daha gelmek hayal edilse bile,
Avunmak istemeyiz öyle bir teselliyle.
Geniş kanatları boşlukta simsiyah açılan
Ve arkasında güneş doğmayan büyük kapıdan




Tüm dörtlüklerinizi iki kere okudum her seferinde ayrı tatlar kaldı damağımda.Yüreğinize selam,kaleminize kuvvet,saygılarımla efendim...
Soyundum dünyanın gam libâsını,
Gözyaşım yıkadı gönül pasını,
Geç de olsa buldum haslar hasını,
Mihmân kabul etmez gönül şehri yâr
diyecek söz bulamıyorum üstadım..
saygılar sunuyorum..
şiirlerin çok hoş anlatım güzel geçişler harika okuyucusunu yormyor böyle şiire yorumda yazılır kutlanırda bende kutlarım
Muhtacım dest’ine,sendedir çâre.
Kurbandır bedenim,dil pare pâre.
Vâsıl olmak için yâr gibi yâre,
Bin can olsa azdır aşkın mehri yâr.
**mehr-i yar..beğeniyle okuduğum çok güzel bir şiirdi..kutlarım kaleminizi selam ve dualarımla**
Bu şiir ile ilgili 4 tane yorum bulunmakta