Bazanı insanlar doğuştan yalnız
Sanırım ben de onlardanım
Her ne kadar alışmaya çalışsada ruhum
Zamanla zamana yenik düşüyor
Sonra yine alışmaya çalışıyor
Ve bocalıyor
Ben sensiz bir hiçsem
sen bensiz nesin öyle
cesaretin var mı dillendirmeye?
kader mahkum etmemiş
İkimizi bu hallere
Sen düşürmüşsün bizi dilden dillere
Sana benden son hediye
Göşyaşlarını sil ellerinle
Son görüşüm
Son öpüşüm bu seni
Sakla yüreğindeki gizleri
Sakla içindeki dehlizleri
Yerin dibine batsın
Sevgi dediğin
Aşk dediğin
Sayende unuttum bendeki beni
İstemiyorum al götür bendeki seni
Yüzyıllardır ana rahminde bekleyen bir çocuk doğdu dün gece,
Şu kirletilmiş dünyaya;
Ve katil ruhlu insanlara bir kurban daha sunuldu dün gece...
Ve beşikten musalla taşına yürürken,
Tükenecektir o çocuğun bedeni zerre zerre...
Ve her kilometre taşında ayrı bir mücadele verirken,
sen bilmezsin aşkın açtığı kapıları
leyla ile mecnun bir birine yakarışlarını
mecnunun ise leyla için döktüğü gözyaşlarını
sen bilmezsin
kendi masalında yaşarken
Kabus gidir
Üryan bir geceden arta kalan
Yapa yalnızdır kimsesiz uyanan
Uykulardan sıçrayarak uyanan
Yalnızlığımda şarkılar şiirler yazsam
Ve bir hiç uğruna tüketirken şu ömrümüzü;
Zaman zaman süzülüyor yanaklarımızdan inci taneleri...
Ne sen şu yanaklarımından süzülen inci tanelerine layıksın,
Ne de senin gibileri! ..
Vuslat yazılmamış benim gibilerinin avuçlarına,
Mutluluğu saadeti çok görüyor bu yazgıyı yazan bana,
Düşün ki düşsel bir seyir defterinde,
Hiç varolmayan bir gezginin;
Uğrak noktalarından sadece bir yerdir anadolu...
Oysa ki Mezopotamya`da,
Sümer`lilerin,
Gönlümün tahtına kurul bu gece
Ve oradan seslen düşüncelerime
Ve şu kısırlaşmış düşüncelerden kurtar beni
Hadi al götür beni bilmediğim düşünce iklimlerine
Korkularım var tarihin öncesinden aşarak gelen




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!