VATANIM -Ömer’e-
Kıymetini ayrılınca anladım
Huzur dolu imiş taşın toprağın
Vatanımda fakirliğe razıyım
Gurbet elde kıymetini anladım
BiR ROMAN
Esmer tenin, inci dişin, kıvrım kıvrım saçların,
Sürmeli göz, kiraz dudak, keman gibi kaşların,
Gençliğinin baharında, yirmisinde yaşların,
Böyle güzel olmaya hakkın var mı kız senin?
ANNEM
Ayağının altındadır cennetler bile
Ne kadar ulusun, ne kadar yüce
Nasıl ödenir hakkın bilmem ki
En güzel övgüleri dünyanın hep sana
EMİ
Ben adımı yazamazken sayende şair oldum,
Bir nehir misali taşıp taşıp doldum,
Bu karşılıksız aşkından yaprak gibi soldum,
Bitirdin beni yandım kül oldum,
Sende benden bin beter olasın emi.
Hayrola arkadaş, neden yalnızsın,
Derinden derine düşe dalmışsın,
Gecenin bu vakti yaya kalmışsın,
Hayattır, zalimdir, takma arkadaş
Hele bir sigara yak be arkadaş.
iSTANBUL
Her hücremde seni hissediyorum,
Yine seni yaşıyorum İstanbul’um.
Geceye bürünmüş, nazlı bir gelin gibi,
Bu bankta üç kişiydik biz
İzzet gideli iki ay oldu
Halbuki en gencimiz oydu
Yanında kim yatıyor acaba
Onunda kafasını ütülüyormu
Anlattığı şeyi unutup
.GECEM
Gecenin içindeyim, her tarafım karanlık,
Her tarafım soğuk, her taraf boğuk,
Tesellim acıların içinde saklı,
Hüzünlerim, hasretlerim, özlemlerim.
Köyümün girişi incedir yolu
Ağaçla doludur sağı ve solu
Kabristana gelince fatiha oku
İnce yolum köyüm bir tanem benim
İnce yolu izle köprüye ulaş
Dün hiç yapmadığım bir şey yaptım
yine efkarlıydım
çıktım galata köprüsüne balık tuttum
Kız kulesinde tavla oynadım tek başıma
Çamlıcada mest oldum
Beykozda kendimden geçtim




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!