TEPEMİN TASINI ATTIRMA
Allı şallı giyinir kuşanırsın
Yeter tepemin tasını attırma
Her zaman aklında başka diyarlar
Yeter tepemin tasını attırma
Al kırmızı yanaktan
Dökülür kiraz dudaktan
Eğil bir yol öpeyim
Usandım kız bu nazından.
Evleri var çift katlı
U S T A
Giremez olduk kendi evimize
Şaştı yolumuz çıkamadık düze
Nazar mı değdi yoksa geldik göze
Dert deryasında boğulduk be Usta
Ne kusur işledim Ya Rab, ben sana
Sığmıyor dertlerim ne kaleme ne kağıda
Dert deryasında kaldım biçare
Sığmıyor dertlerim ne denize ne okyanusa
Sular seller gibi coştum, çağladım
SİZDEN BANA ARMAĞAN BU YAŞAM
Tanrının varsa bir adaleti
Ve varsa bir merhameti
Elbet görecek bir gün beni
Hayret ve dehşetle izliyorum yaşananları
Sanki dünya dönüyor gün be gün tersine
Güneş batıdan doğup, doğudan batıyor
Yok böyle bir şey, şaşırmış haldeyim bu insanlara
MERHABA GECE
Merhaba gece
Merhaba hüzün
Hoş geldin koynuma
Hoş geldin karanlık yüzüm
Kırmızı mintanı giydim diye
Halay başı çekiyorum diye
Herkesin gözü bende diye
Ne yapayım kıskanıyorsun diye
Her gün kapıda yolumu beklersin
KIZIM MELİKE
Bu gün yirmi üç haziran
Bu gün doğum günü kızımın
En mutlu günü bu gün
Nefret ettim kendimden bu gün
KÖHNE GEMİ
Dümeni kırık, yol bilmez iz bilmez
Köhne gemi ile yola çıkılmaz demiştim
Oysa sen beni dinlemedin bile yiğidim
Eskimiş tahtaları, çürümüş kaburgaları




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!