Gün dönüp serinliğe doğunca,
Baktım takvime, 1 Eylül gelmiş.
Güneş ince bir vedâya tutkun,
Anladım yine bir eylül gelmiş.
Ey zaman, sararsın şimdi vakit,
Kayıp kelimeler diyarının
Mânâ otağında bir yolcu gibi
Sağır dillerin selâsı asılmış semâya
Aramak umutsuz bir ankâ misâli
Kaf dağını bu uçsuz ovalarda
Bir gölge vardı, söndü sabahla,
Titredi rüzgar, çarpıp tabahla,
Baktı geceye ah ile vahla,
Çığlık asılı, kaldı duvarda.
Ölmeden ölenler, ölünce ölmezmiş,
Bir avuç toprağa, elem gömülmezmiş.
Ayna pazarında, kar alıp satarım ,
Cebimdeki suya, kâr görüp katarım.
Zaman tozundan genzim tıkandı,
Yoruldu zemin, alem tıkandı,
Buldum hiçliği, bir hiç içinde,
Varlığı gömdüm, yokluk tıkandı.
birF
bir şiirin mısraları arasından sızan
imbiklenmiş zamanın sarhoşuyum ben
başı ve sonu manaya mahkum
zindan voltası adımlarım
parmaklığı olmayan
Süslü kisveye aldanma derviş,
Özünden canıma ağı damlar.
Karasına demliğin bakma sen,
Deminden halime canı damlar.
birF
Gamın derdiyle incinme,
Rüzgâr geçer, dal kalır.
Her harabatın içinde,
Gök misali, dam kalır.
Son Dalga
Avuçta taşıdığım ateş,
Sanki üşümüşlüğüme eş.
Nefes korlaşınca içimde,
Aynada mahpus ruhumun, bana kaçması firar mı?
Sana sığmayan bu alem, sensizliğine sığar mı?
birF




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!