Sevdan ile yandım oldum bir kömür
Sevdiğim elinde gül mü eyledin
Boşa geldi geçti verilen ömür
Aşılmaz dağları yol mu eyledin
Yok ettin bir anda bütün gelecek
Yükünü yüklemiş türlü mayaya
Çekmiş develeri gider yaylaya
Kimseler düşmesin kara sevdaya
Ne olur burada kal Yörük kızı
Çadırı kurmuşta suyun başına
Nasıl anlatayım sevdiğim seni
Çiçekler içinde güle benzersin
Aşkınla yakarsın neyleyim beni
Ağzında bal olmuş dile benzersin
Tarayıp saçını omuza döken
Döküldü saçlarım kel oldu başım
Yarım asrı geçti benimde yaşım
Gelmez oldu eve bacım gardaşım
Gençlik elden gitti oldum ihtiyar
Ağzımda kalmadı döküldü dişim
Çıksam yaylaya da kursam çadırı
İçine döşesem ottan çadırı
Gönülden sevsem de alsam birini
O zaman samanlık bir saray olur
Kuru soğan yesen olur bal kaymak
Sende havalanıp yüksekten uçma
Varıp bir namerde elini açma
Verilen görevden nolursun kaçma
Değeri bilinmez kul olma gönül
Kendini bulunmaz bir kumaş sanma
Ceylan gibi gözlerine
Doyulmuyor sözlerine
Dayanamaz olmuşum ben
Melek gibi yüzlerine
Kına yakma ellerine
Hayat denizinde açtım yelkeni
Ömürün yolunda gider bu gemi
Seyreyledim yoldan gelip gideni
Ömür boyu hüküm süren görmedim
Hayat denen ömrün taşlıdır yolu
Ak gerdan üstüne vurmuş düğmeyi
Unuttum göreli seni gülmeyi
Ela gözlerine çekmiş sürmeyi
Bir hayal peşinde düştüm giderim
Fıstanın ucunu yerde sürüme
Göçmen kuşlar gibi gezdirme beni
Yerleşip bir yerde kalayım yeter
Şu fani dünyadan bezdirme beni
Huzuru yuvamda bulayım yeter
Ele muhtaç edip ezdirme beni
Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!