Bin dokuz yüz yirmi, yedi yılında
Bir yıldız parladı, köyün yolunda
Yokluğun, çilenin, garip kolunda
Köşektaş bağrından, bir çınar verdi.
Avanos yolu ki, uzar bitmezdi
Yürürdü altı saat, takat yetmezdi
Parası yok ise, otele gitmezdi
Taş ocaklarında, sabah ederdi.
Sivas'tan, Balıkesir'e uzandı
Okumak aşkıyla, yandı ha yandı
Karanlık cehalet, onu kıskandı
İlim meşalesi, elinde yürüdü.
Çubuk'ta efsane, bir müdür oldu
Kahvede kim varsa, arayıp buldu
Onunla nice genç, hayaller kurdu
Öğrenciye baba, yarısı derdi.
Baskılar gördü de, boyun eğmedi
Namerdin lekesi, ona değmedi
Koltuk sevdasına, asla ağmadı
Dik durdu rüzgara, sertti duruşu.
Fransız elinden, lisanı söktü
Kültür köprüsünü, buraya dikti
Nice tercümeyi, diline döktü
Batı’nın ilmini, yurduna serdi.
Ardında ne servet, ne saray kaldı
Bir nesil onunla, umuda daldı
Eserler bıraktı, gönüller çaldı
Hocaların hası, Mehmet Dündar'dı.
Köşektaş unutmaz, aziz ismini
Gönlüne asmıştır, onun resmini
Duyurun aleme, gür sesini
O, Cumhuriyet'in, sönmez nuruydu.
Kayıt Tarihi : 5.2.2026 16:57:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!