Bir yolculuğa çıkmıştı bir zamanlar
Bir zamanlar bu garip kul.
Dedikleri gibiymiş, yazılanlar gibi,
Büyülü bir fener İstanbul
Gündüz bir başka,
Gece bir başka,
Sevgiler çiçek açmıyor artık,
Sevdalar kara kışa düştü düşeli.
Güneşler içimi yakmıyor artık,
Gönlüm yalnızlığına düştü düşeli.
Umutlar karanlık bir yolda yokuşa sardı,
Mehtaplı gecelerden bana ah kalmış,
Hicran ruhun derinliklerine dalmış,
Gönül yine engin düşünceyle dolmuş,
Uyandırmak mümkünmü gönülü bilmem.
Ruhum sıkılmış, başımsa hep dumanlı,
Bir bakışla bir ateş yaktı ki içime,
Tarifi imkânsız, içim sığmaz oldu içime.
Rüzgârla uçuşan saçlarına baktığımda,
Başaklardan bir güneş doğdu içime.
Gülen yüzünde hep bir incelik, zarafet vardı,
Bir sevdadır bu,
Şarkılarda söylenir,
Bir sevdadır bu yüreklerde,
Yürekle beslenir,
Bir sevdadır bu,
Gözyaşlarında gizlenir,
Karanlıklara uzatıp ellerimi,
Bir tutabilsem. bir tutabilsem sevgilerimi,
Bazen nefretlerimi, bazen özlemlerimi
Yada!
Kinlerimi
Bir tutabilsem.
Bir dünya kurmuştum yalnızca ikimize toz pembe,
Hep seni düşünürdüm, sen vardın yaşadığım her günde,
İsmin bir şarkı gibi söylenirken sevgi ile dilimde,
Bir yıldız gibi kayıverdin karanlık dünyamdan sonsuza.
Bir yıldızdın giriverdin durup dururken düşlere,
AŞK GELİR Mİ?
HİÇ KAPIMI ÇALMADI AŞK DENİLEN O ŞEY, BİLMEM NEDEN,
KİMDİR, NASILDIR, NASIL BİR ŞEY, KORKAR MI Kİ BENDEN,
SİYAH MI, BEYAZ MI, REKSİZ Mİ, NASIL BİR ŞEY SÖYLEYİN,
BİRŞEYLER GETİRİRMİ, BİRŞEYLER ALIRMI Kİ BENDEN.
Aylardan eylül
Günlerden salı
Çok değil, hepsi
Topu topu kırk yıl
Kırk ayrı hayatta
Her biri bin yıl.
Kaskatı kesilen sen misin?
Yoksa yüreğin mi?
Seninde yüreğine karlar mı yağdı?
Yokmu yoksa yüreğin?
Taş gibi dikilen sen misin?
Yoksa yüreğin mi?




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!