DELİ GÖNÜL
Bir sevda verdin ya gülmüyor yüzüm,
Nedir bu ahvalin hey deli gönül,
Çok uğraş verdim bulamadım çözüm,
Nedir bu telaşın vay deli gönül.
SÖYLE DOKTOR BEY
Ne olur söyle doktor bey derdimi,
Son kez olsun görem baba yurdumu,
Yoksa bütün bedenimi sadrımı,
Söyle doktor bey derdimi bileyim.
ELBET
Dili mühürleyen o kibir dağı,
Eriyip yerlere serilir elbet.
Gönlü kuşatan o nefis ağı,
Bir gönül ehliyle yarılır elbet.
ELBİSTAN
Şardağı’na yaslar ulu başını,
Zirveden aşağı bakar Elbistan.
Tarihin en kadim, mert nakışını,
Göğsüne de güller takar Elbistan.
Elbistanım
Enkazlar yığılmış sokaklarında ,
Viraneye döndü güzel Elbistan,
Sade acı kaldı şakaklarımda ,
Çok ocaklar söndü güzel Elbistan
Elbistannın
Evlerin yıkıldı ocaklar söndü.
Binaların birden tersine döndü.
Enkazın üstüne baykuşlar kondu.
Açmadan soldu gülü elbistanın.
ERİŞTİM
Gönül heybendeki yükü serince,
Yolları menzile vara eriştim.
Vakit daralıp da akşam erince,
Güneşi sönmeden nura eriştim
.
Televizyon çıktı beyinlerimiz yıkandı
Ana fayda vermez kız fayda vermez
Kulakların içine de voltmenler tıkandı
Pop fayda vermez caz da fayda vermez
Bir evden namaz kılan bile dahi olmassa
FELEK
Derdimi anlatmak istedim sana,
Susturdun dilimi lal ettin felek,
Güvendim sırtımı yasladım sana,
Halden anlamaza kul ettin felek.
GARDAŞIM
Uzadıkça uzuyor da aramız,
Yanlarına varılmıyor gardaşım.
Nasır tutmaz yürekteki yaramız,
Pansumanla sarılmıyor gardaşım.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!