İki yaşın kutlu olsun bebeğim
Mutluluk en çok senin hakkın
Kaktüsler biterken menekşelerin yerinde
Karanlık galebe çalarken aydınlığa
Patlamışken lastiği tarihin
İyi ki sen varsın be çocuğum
Bir çocuk, hafif buruk
Sınav işte resmi, uzun
Bir salon buzlu camlı
salon ışığa susamış
Boyası dökük duvarlı
heni şu maviyi kendine düşman ettiren cinsten
üzerimde “oynayanlar”
karşımda “seyredenler”
hep oynayanları seyretti seyredenler
bazen de seyrettiler birbirlerini
sanki dışarıda hiç seyirci
değillermiş gibi oynananlara
gökyüzüne ulaşmış devasa yükseltiler
on beş katlı tam
bilmem kaç metre karelik
altmış kutucuk içinde
kutucukların içinde
göz kapaklarındaki kutucuklarda
peşpeşe isteklerim çıkıyor
tuhaf tuhaf
peşpeşe uykularım kaçıyor gecelerce
peşpeşe saçlarım beyazlıyor
herşey peşpeşe oluyor
dertler peşpeşe
açlar ordusuydu
karanlıkta güneş doğuran
yitirecek bir şeyi olmayanlardı
zincirlerinden başka
güvercin kanadındaki muştu
çekicin sesindeki coşku
Sarı Kızın diyarı
kazlarının
dağlarına adını veren
İda
Hasan boğuldu
tuza bulandı ceseti
yürekteki bukağımın
anahtarıydı yaşantılar
yutulmuş zamanlar içinde
hiçbir çilingir
yapamadı kopyasını
zaman zaman
Irak'ta insanlık ölüyor ABD bombalarıyla
yeşil bir ekranda parlayan büyük ışılar Bağdat'ta
bebeler ölüyor masum, mahzun ve mazlum
kadınlar
çocuklar hepsi, hepsi ölüyor.
ben de ölüyorum biraz.
gürültünün içinde aradığımsın
daralışlarım umarsızlıklarım
genişleyişlerimsin zaman zaman
umarımsın biraz biraz
umurumdasın
umurdakilerden beklenir ya umar
Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!