Yalnızlık bir yankıdır gönülde acıyan bir isyan
Kalbimin rengidir karaya çalan dipsiz gecelerde
Yaşarken hayatı kalabalıklar içinde gözlerim kapalı
Yanına gitmek istediklerin vardır ya umursanmadan..
Bende ki sen gibidir yalnızlık merhemi olmayan yara
Ah bir girebilsem yüreğine usulcana
Titreyen ellerini gülen gözlerine bakarak
Soluk alışlarına akabilsem arzuyla
Dökülebilsem damarlarından apansızca..
Çıkabilsen kabuklarından korkusuzca
Ahde vefa görmedim aşk denen beladan başka
Her akşam içmek gelir suçum ne bilmek isterim
Gönül bahçesine ıstırap ektim hiç gülmedim
Canımdan bezdim geçip gitti inan kayıp yıllarım..
İhtiyar oldum kederden vurdum yerden yere kendimi
Sen nefti kuşakların en aheste kadını
Öldüğümde usulca sümbül bırak toprağıma
İki damla gözyaşıyla sulamayı unutma
Belki o zaman anlarsın hoyratça kaçtığını..
Bu gönül uğrunda nelere katlanmadı ki
Eskiden ne güzeldi aşklar masumane bir bakış
Nakış gibi işlenirken yüreğine filizlenen gül sanki
Bir başkaydı gülüşler avuçların terler heyecandan
Kızarırken yanaklar utangaç bir bakış üzerinde..
Bozuldu dostum sevdalar her şey menfaat oldu
Zaafım var sana unutmamaya çalışıyorum ben
Kalbim yamalı dikiş tutmuyor ellerin olmadan
Yanar içim sana sarhoşluğumdan ayılamıyorum
Deliriyorum küçüğüm dön kal hep yanımda..
Bir tebessümün alır götürür inan tüm kederimi
Yalnızlığın zirvede olduğu birgün yaşıyorum yine
Günlerden 21 ekim pazar olsada içimde bir sıkıntı
Baktım az önce yine eski fotoğraflara ağlayamadım
Gözyaşlarım kurudu belkide ama üzüntüm doruklarda..
Kahır şerbeti içtim sanki mutsuzluk bırakmıyor kalbimi
Seni soruyorlar bana içimde yanan kor ateşi gören yok
Ümitle başlayan sendin sevdayı hüsrana döndüren sen
Kimbilir ne olur bu gidişin sonu sana huzur bana ne verir
Tahammül gösterir mi bu gönül yakın zamanda kimbilir…
Ah bu gönül şarkıları aldı gitti ikimiz arasına girdi ayrılık
Yoruldum İstanbul senden, yorucu insanlarından
Yoruldum artık sevdalardan,gece yalnızlıklarından
Sevmedin gittin beni koşturdun çamurlu yollarından
Yoruldum bittim hasta bakışlarından, küf kokularından
Sevmemen korkutur beni yinede sevdim İstanbul seni..
Sen kör bıçak bense yaralı aşığım
Laf dinlemiyor gönlüm üzgün ve kırgınım
Anla artık beni gelsin öpüşüp koklaşmalarımız
Özlüyorum seni hem de çok senin güzel gülüşünü..
Dinmiyor inan yaram çarem yok sensizliğe




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!