Sen hatırlarmısın bilmem, benimse dün gibi aklımda hala seninle tanışmamız, Yedi Ağustos iki bin on dört sıcak bir yaz günü saat on sekiz sularıydı. Kestanelikte oturuyordum, bir girişin vardı o bahçeden içeriye gözlerim ışıldadı inan kalbimse bir başka atıyordu o an..
İlk tokalaşmamızda elim heyecandan terlemiş titriyordu, sense mahcup gülüşünle bana bakmıştın. İşte o an zihnime kazındın tanışma faslımız çok komikti pek bir şey konuşmuyorduk ama gözlerimizle ifade ediyorduk adeta söyleyeceklerimizi, seni bıraktıktan sonra o gece hiç uyuyamamıştım hep seni düşünmüş ve gerçekten aşık olmuştum sana hem de ilk görüşte aşk…
İkinci gün sadece ikimizin olduğu bir buluşmaydı oturduğumuz masayı içtiğimiz çayları ve gelecek planlarımızdan konuşmuştuk, sen unutmuşsundur çoktan ama ben unutmadım seven unutmaz.. Şimdi gibi hatırımda hala her detay o an çok mutlu olduğumuzu söylüyorduk bir birimize ilk yemeğe çıkışımızı evinize yakın bir balıkçı restaurant’ında güzel bir akşam yemeği yemiş ve hafif çakır keyif olmuştum senin hoş kokundan. Ele ele tutuşmuştuk çıkışta sen utanıyordun ama ben gururla tutuyordum sevdiğim kadının ellerinden, çok mutlu olduğunu söylemiştin bana bense uçmuştum adeta..
İlk hediyem sana küçük ama çok güzel bir kolye idi boynuna takarken heyecandan titriyordun çok beğenmiş ve mutlu olmuştun. Çok güzeldi be gülüm ilk arabada öpüştüğümüzü senin yüzün yine al al olmuştu. Evdeki ilk sevişmemizi unutamazsın gözlerimiz gülüyordu adeta ikimizinde.. tam bir aşk sarhoşuyduk ikimizde söz vermiştik birbirimize hiç ayrılmayacaktık, ölüm bizi ayırana dek sen sözünde durdun beni canlı bir cenazeye çevirerek gittin olsun be senin canın sağolsun..
Ne oldu bize söylesene herkesin imrenerek baktığı bir çifttik aklım almıyor, kabullenemiyorum hala gülüm böylemi bitecekti bu güzel sevda masalı birbirine düşman iki insan olmamalıydık. Kalbim bin parçaya bölündü her şey çok hızlı gelişti sense hiç umursamadın beni, biraz sevseydin birazcık görseydin benim halimi böyle yıkamazdın bu yuvayı.
Sen şimdi kendine bir dünya kurdun benimse dünya başıma yıkıldı adeta çaresizce kıvranırken bir mucize bekledim hep bir umut ama olmadı, ne diyeyim sen yolunu seçtin hiç düşünmeden biran bile düşünmeden yıktın ne varsa dönüş yok biliyorum. Ne acı değil mi sen benden nefret eder oldun bense hala seni çok seven bir adam olarak duruyorum.
İlmik ilmik işlendi
Kalbime geçip gitse de
Küskün gururumda aşkın
Durulmayınca içimde anıların
Kapıdan her girişimde hayalin
Aşkından kaçamadım be kadın lanet olsun sana
Gidecektin madem neden girdin gönül bahçeme
Dağıttın tüm dünyamı başaramadın kaçtın
Çık artık aklımdan beni yalnız bırak pes ettim ben..
Koklamak isterken seni ellerimi kanatana dek vurdum
Bugün nasılım inanki bilmiyorum
Dün dersen hiç hatırlamıyorum
Geçmiş senelerse filim şeridi misali
Acılarla,kahırlarla geçen bir ömür görüyorum.
Sıcak bir Ağustos akşamı tanışmıştık seninle
Senin yerin benim yanımdı aşk odasında
İnsan olup kalsaydın kanamazdı bu bağrım
Sokağınızdan geçtim bugün görürsem diye
Kim bilir neredeydin bense aptal gibi peşinde..
Yaz: Mehmet Ali Tuna
Hep kanan ben oldum kandıransa sen
Düşenin dostu yokmuş geçte olsa anladım
Yaşlı gözlerle deli gibi seni isterken
Son durağın ben sol canımda sen olsan
Kanatma daha fazla beni intihara meyilliyim..
Kalbime apansız girdi kahverengi gözlerin
Kördüğüm olmuş hayatım duygularsa darmaduman
Zifiri karanlıklarda dolaşırken yüreğim aydınlandı
Yağmur kokum oldu göz göze geldiğimiz o yerde..
Aradığım her şey var sende itiraf ediyorum bak
Sen olsan severmiydin yeniden açarmıydın kalbini
Canlanır mı mutluluklar hiç olmamış gibi yeniden
Eşim ol dermiydin hak etmediğin halde bana
Aşkın aslı bende nüshası sende olduğu halde..
İntiharlar kuşandım bu sevdayı sen kirlettin
Selam olsun özlem kokan kadınım,
Merhaba canımın içi benim eksik yanım
Yazıyorum yine sana gönderemeyeceğim bir mektup daha
Bilmem kaçıncı oldu, olsun ben yazarım ha bire
Yazarken binlerce kez cesur davranırken
Gönderemeyecek kadar da korkağın tekiyim.
İçimde yetim bir çocuk var sevdana yenilmiş
Kelebek misali bir günlük ömürle yaşayan
Susmuyor ne yapsam da yüreğimin arsız dili
Duygu hırsızı düşlerde arıyorum şimdi yokluğunu..
Buzları eriten kalbim sana söz geçiremedi




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!