Özünü çağırmıştım;
saf, hilesiz bir sevginin.
Oysa sen, karşılıksız bir aşkın
kibrinden kuleler diktin.
Ben, pusulası bozuk
azgın fırtınalarda kaybolurken,
Sen, kıyıda kendi aksine
aşık bir devdin.
Şimdi yüreğim Yerebatan;
derin, sessiz ve yaralı.
Ama bu sarnıcın karanlığında,
senin sonun uyanıyor.
Sen yukarıda, zafer sandığın
tahta otururken,
Benim feryatlarımdan doğdu
o yılan saçlı dehşet.
Bak aşağıya, sarnıcın en dibine;
Medusa dikti gözlerini kibrine!
Saçlarındaki her hışırtı
benim bir ahım,
Gözlerindeki o soğuk ayna,
senin tek günahındır.
O bakış değdiği an,
zamanın damarı çatlıyor.
Ne kulelerin kalıyor sığınacak,
ne sahte ihtişamın.
Senin acımasız ruhun,
bakışların altında kireç kesiliyor;
Hangi aynaya baksan,
kendi taşlaşmış cesedini görüyorsun artık.
Karanlık suların girdabında
savrulan bir gölgeyim belki,
Ama bir bakışla yerle bir oluyor
senin mağrur dünyan.
Çünkü bu sadece bir veda değil,
Enkaz altında ölmek değil;
Bu bir Medusa darbesi!
Mesut Yüksel
Kayıt Tarihi : 6.1.2026 00:03:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!