Düşünsene…
Mektubat okuyorsun.
Kelime kelime değil,
sanki kalbinle okuyorsun.
Bir yerde durmuşsun,
satır bitmiş ama sen bitmemişsin.
Gitmek istediğin yere
o kadar dalmışsın ki,
dünya arkanda kalmış.
Kapının çaldığını duymamışsın.
Yanında seninle birlikte okuyan kardeşin
sessizce kalkmış,
adımlarını bile incitmemeye çalışarak…
Kapıyı açmış.
Ve tam dibinde biri dikilmiş.
Söz yok…
Ama bir hal var.
Allah'ım diyorsun..
*Mektup gibi kokuyor.*
Hayalimdeki koku işte…
Hani dünyada hiçbir şeye benzemeyen,
okurken için titreyen o koku.
Sonra konuşuyor:
*“Gayretli kardeşlerim…”*
diyor sana.
*“Hamiyetli arkadaşlarım…”*
Ve bir an duruyor.
*“Ve dünya denilen diyar-ı gurbette*
*medar-ı tesellilerim…”*
Kalbin sıkışıyor.
Gözlerin doluyor ama başını kaldıramıyorsun.
Çünkü korkuyorsun…
*Bakarsan kaybolacak sanıyorsun.*
Başını tam kaldıracaksın…
Bir ses daha duyuyorsun.
*“Cennet size mübarek olsun.”*
Diyor melekler.
O an anlıyorsun…
Bu bir rüya değil.
Bu bir hayal hiç değil.
*Bediüzzaman Hazretleri önünde.*
Kardeşlerin yanında.
Titreyerek diyorsun:
*“Üstadların Üstadı…”*
Ve nihayet sarılıyorsunuz.
Ama ne sarılma…
Kıskananlar var!
Dünyadaki hiçbir kavuşmaya benzemeyen,
hasretin bittiği,
ayrılığın anlamını kaybettiği bir sarılma.
Ağlıyorsun.
Ama gözyaşın acıdan değil.
*Şükürden.*
Ve içinizden biri fısıldıyor:
“Demek ki okuduğumuz boşa değilmiş…”
İşte o an…
Herşey susuyor.
Ama sen susmuyorsun! 🥺
Kayıt Tarihi : 28.1.2026 22:46:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.
Bu sefer varsın bir hikaye olmasın olur mu :)




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!