Ben sana mecburum bilemezsin diye başlar şair söze..
Ama nedir mecburiyet yazan bile anlamaz..
Kime mecbursun, neye, niçin, neden soruları dolaşır hep boşlukta.. Nedense bu sözler hep sözde kalır, öz de mecburluluk bulamazsın.. Sevdiğine ben sana mecburum dersin, İki kavga edince olmadık laflar söylersin arkasından..
Eşine kullanırsın bu cümleyi, onsuz bir şeyleri yaptığını fark ettin mi; ondanda uzaklara kaçmak istersin...
Dost bildiklerin olmuştur hep hayatında. Bazen onlara dersin ben sana mecburum diye.
Ama geriye baktığın zaman unuttuğun, onca süslü laflar ettiğin insan görürsün ki, sende hayrete düşersin..
Madem bir şeylere kendini mecbur hissedeceksin, O zaman aşka kendini mecbur hisset ki, unuttuğun onca sevdanın, unuttuğun onca dostluğun ve unuttuğun onca tebessümün, yüreğinden değeri hiç silinmesin..
kızıl kızıl dağılıyorsun elimde kalıyor iki nokta
atıp kırmızı bir gül kalbimin tam ortasına
kaçıyorsun mevsimlerden mevsimlere
tahtı çalınmış bir padişahım oysa
kayboluşunu arayan hesapsız yolculuklarda




Bu şiir ile ilgili 0 tane yorum bulunmakta