Sabahçıydı abim giyerdi mestten ayakkabıyı.
İçine ise kalınca yünden siyah çoraplarını.
Giyerdik mavi kısa erkek montunu sırtımıza.
Kullanırdık önlü arkalı defterleri ve tek çantayı.
Okul 2 sokak ötede,duvardan atlatsak düşerdi 1 sokak öteye.
Bense öğlenci,beklerdim kapıda koşarak gelen abimi.
Alel acele alırdım montu,mesti,çantayı,defteri ve kalemi...
İsimsiz, sorgusuz bir aşkın solgun mısraları
Tümcelerimde boğulan
Surların ihtilal geceleri
Göz kırpıyor Mezopotamya'nın ıslak güneşine
Sırtımda yüzyıldan kalma yanıklara
Devamını Oku
Tümcelerimde boğulan
Surların ihtilal geceleri
Göz kırpıyor Mezopotamya'nın ıslak güneşine
Sırtımda yüzyıldan kalma yanıklara




Bu şiir ile ilgili 0 tane yorum bulunmakta