7 Nisan 1932 - 7 Haziran 2012
Kaldırdığın her taşın altında ABD var
Her pisliğin içinden kesin Siyonizm çıkar
Ayırmak mümkün değil bu ikili ortağı
Mayalar aynı maya, damarlar aynı damar.
18.10.2007/Vakit
Kalplerinde aşk işaretiyle doğar kimileri... Yeryüzüne gönül indiremez onlar... Hayatı ve insanları anlarlar,hayata ve insanlara merhamet duyarlar,ama hayatın ve onun içindeki insanların yaşadıkları gibi yaşamazlar.
Aşk işareti ile doğanlar yaşarken dünyaya talip olmazlar...Bilirler ki ne isteseler,neyi ansalar,ne kazansalar aşkın dışında hiçbir şey avutmaz onları,teselli etmez...Gönüllü sürgündür onlar...Gizliden gizliye hissederler bunu...Sonsuz bir ışıktan kopup gelmişlerdir geldikleri yere...Kopup geldikleri ışığa inançları ne kadar büyükse,içlerinde ki acı da o kadar derindir...Bu acı hatırlatır onlara kopup geldikleri yeri...Bu acı hatırlatır onlara kim olduklarını ve niye varolduklarını...
Kalplerinde aşk işaretiyle doğsa da bazı günler yorulur insan karşılıksız sevgilerinden...Yorulur kendisini anlatamamaktan...Sevgilim der,sevgilim der,ama,sevgilim dediği yanında değildir,bilir...Bazı günler insan soluksuz kalır,içindeki sevgili olmasa bile karşısındakine deliler gibi sarılır...O olmadığını bile bile sonsuz bir umutsuzlukla sarılır...İnsan soluksuz kalmaya görsün,sevgili diye bütün yanlışlarına,bütün kaçışlarına,kendine yaptığı ihanetlere sarılır...İnsan bir kere içindeki aşktan umudunu kesmeye görsün,her şey olmak,her yere yetişmek için bu hayat düşer...Her şey olduğunu,her yere yetiştiğini sandığı anda,ortada kendisi yoktur artık...Kaybolmuşluğa çok yakındır...Kopup geldiği ışığa inancı azalmıştır...Daha az acı çekiyordur artık...Ama daha mutsuzdur eskisinden....Daha mutsuzdur,o ışığı acı çekerek özlediği günlerden...
Soluksuz kaldığım kendime bile sakladığım günlerden bir gündü...Kaybolmuşluğa yakındım...İçimdeki acı hızla eksiliyordu...Işık soluyordu,soluyordu tıpkı sesim gibi...Soluyordu içimdeki aşk işareti gibi...Öylesine kaybolmuştum ki bulamıyordum artık içimde neyi yitirdiğimi,neyi kirlettiğimi...Öyle uzaklaşmıştım ki kendimden,kendimi bulmak için birine ihtiyacım vardı...
Onunla nerede ve nasıl tanıştığımız önemli değil....Gerçekten değil...Kaybolmuş insanlar birbirini çabuk buluyor....Umutsuzluk umutsuzluğu çağırıyor...
Konuşmaya susamıştık...Sanki ikimizde dilini,kültürünü bilmediğimiz uzak ülkelerden henüz dönmüş gibiydik bu ülkeye...Oysa böyle bir şey yoktu...Hep buradaydık...Hep o ışığımızdan kaybolduğumuz yerde...O ışığı orada bırakıp bu dünyaya,bu hayata gönül indirdiğimiz,her şey ve her yerde olduğumuzu sandığımız yerde...Hep o soluksuz kaldığımız yerde...Daha vakit var,o ışığa sonra dönerim, dediğimiz bu yerdeydik ikimizde...
Devamını Oku
Aşk işareti ile doğanlar yaşarken dünyaya talip olmazlar...Bilirler ki ne isteseler,neyi ansalar,ne kazansalar aşkın dışında hiçbir şey avutmaz onları,teselli etmez...Gönüllü sürgündür onlar...Gizliden gizliye hissederler bunu...Sonsuz bir ışıktan kopup gelmişlerdir geldikleri yere...Kopup geldikleri ışığa inançları ne kadar büyükse,içlerinde ki acı da o kadar derindir...Bu acı hatırlatır onlara kopup geldikleri yeri...Bu acı hatırlatır onlara kim olduklarını ve niye varolduklarını...
Kalplerinde aşk işaretiyle doğsa da bazı günler yorulur insan karşılıksız sevgilerinden...Yorulur kendisini anlatamamaktan...Sevgilim der,sevgilim der,ama,sevgilim dediği yanında değildir,bilir...Bazı günler insan soluksuz kalır,içindeki sevgili olmasa bile karşısındakine deliler gibi sarılır...O olmadığını bile bile sonsuz bir umutsuzlukla sarılır...İnsan soluksuz kalmaya görsün,sevgili diye bütün yanlışlarına,bütün kaçışlarına,kendine yaptığı ihanetlere sarılır...İnsan bir kere içindeki aşktan umudunu kesmeye görsün,her şey olmak,her yere yetişmek için bu hayat düşer...Her şey olduğunu,her yere yetiştiğini sandığı anda,ortada kendisi yoktur artık...Kaybolmuşluğa çok yakındır...Kopup geldiği ışığa inancı azalmıştır...Daha az acı çekiyordur artık...Ama daha mutsuzdur eskisinden....Daha mutsuzdur,o ışığı acı çekerek özlediği günlerden...
Soluksuz kaldığım kendime bile sakladığım günlerden bir gündü...Kaybolmuşluğa yakındım...İçimdeki acı hızla eksiliyordu...Işık soluyordu,soluyordu tıpkı sesim gibi...Soluyordu içimdeki aşk işareti gibi...Öylesine kaybolmuştum ki bulamıyordum artık içimde neyi yitirdiğimi,neyi kirlettiğimi...Öyle uzaklaşmıştım ki kendimden,kendimi bulmak için birine ihtiyacım vardı...
Onunla nerede ve nasıl tanıştığımız önemli değil....Gerçekten değil...Kaybolmuş insanlar birbirini çabuk buluyor....Umutsuzluk umutsuzluğu çağırıyor...
Konuşmaya susamıştık...Sanki ikimizde dilini,kültürünü bilmediğimiz uzak ülkelerden henüz dönmüş gibiydik bu ülkeye...Oysa böyle bir şey yoktu...Hep buradaydık...Hep o ışığımızdan kaybolduğumuz yerde...O ışığı orada bırakıp bu dünyaya,bu hayata gönül indirdiğimiz,her şey ve her yerde olduğumuzu sandığımız yerde...Hep o soluksuz kaldığımız yerde...Daha vakit var,o ışığa sonra dönerim, dediğimiz bu yerdeydik ikimizde...




Amerika dost görünür hep.O sadece çıkarlarının dostudur.Çıkarlarının sonunda gerekirse istila eder ve çıkıp gitmez.Girdiği yeri böler ve savaştırır.
İlk çıbanı siyonizm filistinde doğurdu ve adına israil dedi.
İkinci çıbana Ortadoğuda(Kuzey Irak'ta gebedir.Allah doğurmasına fırsat vermesin.Doğmadan adını Ortadoğu projesi koymuş.İslamı sömüren,Başkaldıranı yutmak isteyen Dünyanın zulümcülerine Allah fırsat vermesin.Allah yetkililerimizide uykularından uyandırsın.Ömrünüze hayır ve bereketler versin üstadım.Bendende en derin saygılar...
Ah... ne yazık.. Hoca'nın maya çaldığı göl yoğurt tutmadı. Üstelik kurudu..!.. kurudu !...
Aslını istersenis Değerli Karakoç *Tencere yuvarlanır, kapağını bulurdu* !....
Sevgilerimle..
Devletler geçici,milletler baki;
Güçlü olmaz isen oynarlar sahi.
Bırak sızlanmayı,ibret lazımsa,
Önünde duruyor Türk’ün tarihi!
katiliyorum..
ve artik herkes biliyor o saf türkiye yok artik..
bunu amerika iyi bilsin!!!1
katiliyorum..
ve artik herkes biliyor o saf türkiye yok artik..
bunu amerika iyi bilsin!!!1
bu kan yerde kalmaz efendiler
yalaka uşakların ve manda olmayı içine sindirmiş mandalara lanet olsun...
sadece kendini ve geleceğini düşünüp bu halkı olur olmaz şeylerle oyalayan satılmış yöneticelere lanet olsun....
suni gündemlerle günler geçip giderken evlatlarımız gidiyor vatan toprakları kana bulanıyor
toprak feryat ediyor ..toprak yuh çekiyor bize yuh çekiyor...
emek yediği toprağa ihanet edenlerin başını gömeceksin toprağa sonsuza dek
saygılar
Üstad tespiti tam yapmış.. Allah o laneti ibretlik göndermis kesin.Adına siyaset deniyor.
uzun zamandir siirlerinizi severek takip ediyorum.Herzaman can evinden vuruyorsunuz bu mayasi bozuklar icimize öyle bir yayilmislarki mayasi bozuk olmayandan ayirt etmek zor.yüreginize saglik ilhaminiz daim olsun.
Yüreğine kurban olurum üstadım... dörtlüklerde olsa ben razıyım yaz yeter ki yaz üstadım bırakma...
MAYASI BOZUKLARA
benden ola bu dörtlük te...
O gün gelecek elbet yakacağız sizleri
Binlerce sur yapsanız, yıkacağız sizleri
Hey '' Ne ekersen onu biçersin demişler ya,
Ahirette cehenneme tıkacağız sizleri...
1 hafta sonra yanındayım üstadım inşallah...
Onu günü iple çekiyorum,
ALLAH (C.C) SENİ BANA KAVUŞTURSUN... amin...
En büyük sevenin: Gökan Öztürk
Bu şiir ile ilgili 12 tane yorum bulunmakta