yıllanmış uğultusuyla taşın uyağına sokuldum
fısıltı eşliğindeydi sözün derinliği
sonuna kadar açtım ruhumun kapılarını
ve bekledim
rüzgar yönünü değiştirmeden
yeniden buluştum o nağmeyle
bir veda sözcüğüymüş meğer
nemini yokluğunda kovalayan
bakışın ulaşabildiği en ıssız noktada
görünmez kelimeleri böyle görünür kılan
bu yıkıma uğramış düşün enkazı
tıpkı uğuldayan gece gibi esneterek yayını
fırlatıverdi, göz göze yanmanın verdiği cesaretle
kuşkuyla mayalanmış sesinden yonttuğu okları
orada; kalbin acısını unuttuğu yerde
tedirgin bir yaprak kurusu var hala dudağımda
d a ğ ı l a n s i s i n
sabah güneşi önünde, amansız kaçışı gibi
gölgesine abanmış ışığın külüyle soluyan…
Kayıt Tarihi : 20.1.2004 12:41:00





© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.

TÜM YORUMLAR (2)