müsaadenizle kuzen,
henüz afyonum patlamamışken
burgacık bir leylek: dikdörtgende gezer
ben,
üşenirim; bu karnaval yok olduğunda biriken
çakıl taşlarıyla iblisi taşlamaya(hala fransız balkonun eksik demirinden içeriye ayaklarını sokmaya çalışan bir kadın gölgesini görünce dikkati kesilir ama sebep(causa) gölgeden değil, ayni kendisinden)
Dinle sevdiğim, bu ayrılık saatidir.
Dünya var olalı beri çirkin ve soğuk,
Erken içeceğimiz bir ilaç gibi.
Tadı dudaklarımızda acımsı, buruk.
Bu saatte gözyaşları, yeminler,
Boş bir tesellidir inandığımız.
Devamını Oku
Dünya var olalı beri çirkin ve soğuk,
Erken içeceğimiz bir ilaç gibi.
Tadı dudaklarımızda acımsı, buruk.
Bu saatte gözyaşları, yeminler,
Boş bir tesellidir inandığımız.



