müsaadenizle kuzen,
henüz afyonum patlamamışken
burgacık bir leylek: dikdörtgende gezer
ben,
üşenirim; bu karnaval yok olduğunda biriken
çakıl taşlarıyla iblisi taşlamaya(hala fransız balkonun eksik demirinden içeriye ayaklarını sokmaya çalışan bir kadın gölgesini görünce dikkati kesilir ama sebep(causa) gölgeden değil, ayni kendisinden)
Kara gözlüm bu ayrılık yetişir,
İki gözüm pınar oldu gel gayrı.
Elim değse akan sular tutuşur
İçim dışım yanar oldu gel gayrı.
Ayların sırtında yıllar taşındı,
Devamını Oku
İki gözüm pınar oldu gel gayrı.
Elim değse akan sular tutuşur
İçim dışım yanar oldu gel gayrı.
Ayların sırtında yıllar taşındı,



