Giyinmiş,çıkmak üzereyken çalan zil,biraz olsun hüznünü almıştı.Saat dokuzu biraz geçiyordu,bu saatte akrabalardan birinin gelmesi zordu.Çünkü en yakın akrabaları,bursanın merkezindeydi.Ya abileriydi gelenler,yada............
Tahmin edeceğine kapıyı açta öğren diye geçirdi içinden.Açtığı kapının önünde bir grup çocuk gülüşüyordu.
İçlerinden yaşı biraz daha konuşmaya müsait olan tombul suratlı bir kız çocuğu
---iyi bayramlar amca,
Çok sevinmişti Orhan.
---Vaaay cünyırlar,hoş geldiniz
Elini öpmek için hamle yapan,çok çok üç yaşında olan erkek çocuğu kucağına aldı.
Yerin seni çektiği kadar ağırsın,
Kanatların çırpındığı kadar hafif..
Kalbinin attığı kadar canlısın,
Gözlerinin uzağı gördüğü kadar genç...
Sevdiklerin kadar iyisin,
Nefret ettiklerin kadar kötü..
Devamını Oku
Kanatların çırpındığı kadar hafif..
Kalbinin attığı kadar canlısın,
Gözlerinin uzağı gördüğü kadar genç...
Sevdiklerin kadar iyisin,
Nefret ettiklerin kadar kötü..



