Berberden çıktığında saat henüz onbir olmuştu.Kapalı çarşıya beraber gideceği birini aramalıydı.Kuzeni çalışıyordu,sürekli beraber olduğu arkadaşlarından biriylede o gitmek istemiyordu.Çünkü farklı şeyler konuşup,farklı hazlar alacağı bir arkadaş istiyordu yanına.Mesela şöyle bir kaç aydır görüşemediği,hayatındaki gelişmeleri merak ettiği biri.
Biraz düşününce tam aradığı gibi birinin olduğunu buldu,Şerifi arıyacaktı.
Şerifle hastanede tanışmışlardı,ve o hastane ikisininde babasına mezar olmuştu. Hastanede refakatçi kalanların daha iyi anlayacağı o paylaşımcı ve yardım sever olma uğraşı,bu iki adamın yaşıt olmalarıyla kısa sürede samimi bir arkadaşlığa dönüşmüştü.Sonra haliyle farklı hayatlarda,farklı iş dallarında ve ayrı semtlerde yaşadıkları için görüşmeleri seyrelmiş fakat dostluklarını hep taze tutmaya çalışmışlardı.Şerif,Orhanın kimsenin bilmediği gizli sırdaşıydı,çünkü Şerifi,Orhanın etrafındaki insanların hiçbiri tanımıyordu,dolayısıyla onunla ters düşselerde kendisine ihanet etmesi söz konusu değildi.Aynı şey Şerif tarafından bakıldığı vakit Orhan içinde geçerliydi.Birbirlerinden dinledikleri olayların kahramanlarını sadece ismen tanıyorlardı.
Şerife telefon açıp vakti varsa kendisiyle biraz sohbet etmek,hemde bir şeyler yemek istediğini söylediğinde aslında Şerifinde böyle bir telefonu hayal ettiğini bilemezdi.Çok sevinmişti Şerif çünkü galiba dertliydi ve kimseye anlatamadığı bir dertti bu.''Fazla oyalanma hemen gel,Ulu Caminin orda bekliyorum'' demişti
devam edecek
Serhat ÇalışkanKayıt Tarihi : 23.11.2006 14:43:00
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.
Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!