Hayat gailesinde çantamı sırtlamış yürüyordum,hatta koşuyordum.İstemim dışında durmam gerekince oturdum ve sırt çantamı açtım.İçinden gündemdeki virüsün tetiklediği kaygılarımın yanı sıra ailemin yanı başımda olmasının iç rahatlığıyla,elimden geleni yapıp,tedbirimi alma sorumluluğum kadar.tevekkülle kalışım çıkıverdi.Kendimi dinlememe vesile olan bugünlere başka bir pencereden baktım,pencere demişken,hava günlük güneşlik ve ben içimde yürüyüşlerde olsam da,durdum durduğum yerde ve kaldım o anda.Mavi bir gülüş vardı dudağımda:)Yazdığım kalem de,ucundan dökülen kelamlar da mavi olunca,tepeden tırnağa mavileştim.
Gözüm gökyüzüne takıldı.pamuk tarlalarından fırlamış bulutlar ruhumu sarıp sarmaladı.Tepemden parıldayan
güneş içimi sımsıcak yaptı.Bir nevi vüritik katkılarla elimden alınmış özgürlüğümü özleyip,derin bir iç çeksem de,kendi kendimin elinden tuttum.Nevruz ateşinin üstünden atladım.Bu inziva bir rehberlikti belki de ruhuma
Hergün yapabildiğimiz şeyleri yapabilmenin kıymetini öğretiyordu kimbilir..Bu hissiyatla duama elaçtım.tanıdığım,tanımadığım dünyadaşlarıma dua yolladım.Enerjiler bütünüydük.'Bir'dik bildim:)
Aşk işareti ile doğanlar yaşarken dünyaya talip olmazlar...Bilirler ki ne isteseler,neyi ansalar,ne kazansalar aşkın dışında hiçbir şey avutmaz onları,teselli etmez...Gönüllü sürgündür onlar...Gizliden gizliye hissederler bunu...Sonsuz bir ışıktan kopup gelmişlerdir geldikleri yere...Kopup geldikleri ışığa inançları ne kadar büyükse,içlerinde ki acı da o kadar derindir...Bu acı hatırlatır onlara kopup geldikleri yeri...Bu acı hatırlatır onlara kim olduklarını ve niye varolduklarını...
Kalplerinde aşk işaretiyle doğsa da bazı günler yorulur insan karşılıksız sevgilerinden...Yorulur kendisini anlatamamaktan...Sevgilim der,sevgilim der,ama,sevgilim dediği yanında değildir,bilir...Bazı günler insan soluksuz kalır,içindeki sevgili olmasa bile karşısındakine deliler gibi sarılır...O olmadığını bile bile sonsuz bir umutsuzlukla sarılır...İnsan soluksuz kalmaya görsün,sevgili diye bütün yanlışlarına,bütün kaçışlarına,kendine yaptığı ihanetlere sarılır...İnsan bir kere içindeki aşktan umudunu kesmeye görsün,her şey olmak,her yere yetişmek için bu hayat düşer...Her şey olduğunu,her yere yetiştiğini sandığı anda,ortada kendisi yoktur artık...Kaybolmuşluğa çok yakındır...Kopup geldiği ışığa inancı azalmıştır...Daha az acı çekiyordur artık...Ama daha mutsuzdur eskisinden....Daha mutsuzdur,o ışığı acı çekerek özlediği günlerden...
Soluksuz kaldığım kendime bile sakladığım günlerden bir gündü...Kaybolmuşluğa yakındım...İçimdeki acı hızla eksiliyordu...Işık soluyordu,soluyordu tıpkı sesim gibi...Soluyordu içimdeki aşk işareti gibi...Öylesine kaybolmuştum ki bulamıyordum artık içimde neyi yitirdiğimi,neyi kirlettiğimi...Öyle uzaklaşmıştım ki kendimden,kendimi bulmak için birine ihtiyacım vardı...
Onunla nerede ve nasıl tanıştığımız önemli değil....Gerçekten değil...Kaybolmuş insanlar birbirini çabuk buluyor....Umutsuzluk umutsuzluğu çağırıyor...
Konuşmaya susamıştık...Sanki ikimizde dilini,kültürünü bilmediğimiz uzak ülkelerden henüz dönmüş gibiydik bu ülkeye...Oysa böyle bir şey yoktu...Hep buradaydık...Hep o ışığımızdan kaybolduğumuz yerde...O ışığı orada bırakıp bu dünyaya,bu hayata gönül indirdiğimiz,her şey ve her yerde olduğumuzu sandığımız yerde...Hep o soluksuz kaldığımız yerde...Daha vakit var,o ışığa sonra dönerim, dediğimiz bu yerdeydik ikimizde...




Hiç tanımadığımız insanların ardından onlar için hayır dua etmek ne güzel bir haslet.
Anlamlı bir mensurdu.
Tebrik ederim.
Bu şiir ile ilgili 1 tane yorum bulunmakta