Sığınağın önünde...
(.
.)
-Delirmeden... çıldırmaksızın.. aklı selimlikle bir çıkış yolu... İnsanlar olmaksızın bunu başarmam söz konusu değil. İnsanlar nerdeler? Diğerleri? Ne yapıyorlar? Hah işte birileri geliyor. Ama bunlar... bir hengamenin içinde koşuşturmacadalar. Nereye bu koşuları? Neye doğru koşuyorlar? Bir şey var, olağan gelmiyor bu halleri. Bu sessizlikleri korkutuyor... Biri konuşsun, bir şey söylesin. Anlatsın ne oluyor? Neler oluyor? Hey! Hey! Durun! Durun bir saniye! Konuşun, bir şey söyleyin neler oluyor? Nereye gidiyorsunuz? Nereye gidiyorsunuz? Nereye?
.
Tamam sakin olmalıyım... Sakinim... Sakinim... Sakinim. Bilmek istiyorum sadece...
.
Çocukluk, o derin ırmak çağrısı
O masal dağında ünleyen gazal
Güz ve hasret yüklü akşam bulutu
Güz ve güneş yüklü saman kağnısı
Babamdan duyduğum o mahzun gazel
Ahengiyle dalgalandığım harman
Devamını Oku
O masal dağında ünleyen gazal
Güz ve hasret yüklü akşam bulutu
Güz ve güneş yüklü saman kağnısı
Babamdan duyduğum o mahzun gazel
Ahengiyle dalgalandığım harman




Bu şiir ile ilgili 0 tane yorum bulunmakta