Bir rüyadan uyandım bu gece… ağzından çıkan her söz kalbimi yaraladı hece hece… ve sonunda beni bitirmeyi başardın… sen gittin, ben tükendim.. hiçbir zaman benim olmamış olduğunu anladığım aşkına geceler boyu isyan ettim…
Oysa hep içimde saklamış, orda büyütmüştüm seni… bir anne gibi merhamet göstermiştim insafsızlığına…benim gözümde başkalarına göstermekten korktuğum en saf haliydin aşkın … oysa senin gözünde bir hiçmiş aşkım… ayaklarına dolanan saçma sapan bir sevda işte değil mi? seni deli gibi sevmiş yıllarca arkana sakladığın gölgen olmuştum… ancak yalnızlığında alırdın karşına beni… o zaman hatırlar gibi yapardın benim de bir insan olduğumu.. ve benim de bazı duygularımın olabileceğini… sonra uyanırdın benimle gördüğün bu rüyadan, ve uğurlardın beni yine kendi kabusuma..
Senin için nelerden vazgeçtiğimi, beni terk ettiğinde hatırlayabildim… çünkü senden başka gidecek hiçbir kapı bırakmamışım sana gelirken… şimdi nasıl kızarmadan yüzüm o kapıları çalma cesareti gösterecek bilmiyorum…
Ben senden başka dünya olup olmadığını bile unutmuşum… öyle bir bağlamışım ki kendimi sana, yalnız kalınca yeni doğmuş bir bebek gibi oldum… ne kendimi biliyorum, ne bundan sonraki geleceğimi…
Üzerine yürüdüğüm imkansızlıklar, senin yüzünden isyan çıkardılar şimdi bana… boş yere yüceltmişim seni… sen, aşktan bir haber, bir okadar da acımasız zavallının tekisin… bir zamanlar benim herşeyimdin, ama artık ben de uyandım seninle beraber bu rüyadan… ve görebildiğim gerçeklere sırt çevirmeyeceğim nedenlerim var …
Ya sen çek git bu evden, ya da ben terk edeyim seni… birimiz fazlayız artık bu şehre… senin de anlayacağın gibi yalan bir aşkın cenazesini kaldırdık geçenlerde… ya da en iyisi sen kal, ben gideyim… gideyim ki, seninleyken alamadığım nefeslerimi, sensiz rahat rahat içime çekeyim… sıradan bir ayrılık olsun… ben hoşça kal diyeyim, sen bir sigara daha yak umursamaz görünerek… şaşırma, bu sefer gerçek bir dünyadayım… hoşça kal gençliğimi mahfeden adam, bensiz mutlu olma inşallah… bundan sonra beni görenler de der elbet bir maşallah…
Aşk işareti ile doğanlar yaşarken dünyaya talip olmazlar...Bilirler ki ne isteseler,neyi ansalar,ne kazansalar aşkın dışında hiçbir şey avutmaz onları,teselli etmez...Gönüllü sürgündür onlar...Gizliden gizliye hissederler bunu...Sonsuz bir ışıktan kopup gelmişlerdir geldikleri yere...Kopup geldikleri ışığa inançları ne kadar büyükse,içlerinde ki acı da o kadar derindir...Bu acı hatırlatır onlara kopup geldikleri yeri...Bu acı hatırlatır onlara kim olduklarını ve niye varolduklarını...
Kalplerinde aşk işaretiyle doğsa da bazı günler yorulur insan karşılıksız sevgilerinden...Yorulur kendisini anlatamamaktan...Sevgilim der,sevgilim der,ama,sevgilim dediği yanında değildir,bilir...Bazı günler insan soluksuz kalır,içindeki sevgili olmasa bile karşısındakine deliler gibi sarılır...O olmadığını bile bile sonsuz bir umutsuzlukla sarılır...İnsan soluksuz kalmaya görsün,sevgili diye bütün yanlışlarına,bütün kaçışlarına,kendine yaptığı ihanetlere sarılır...İnsan bir kere içindeki aşktan umudunu kesmeye görsün,her şey olmak,her yere yetişmek için bu hayat düşer...Her şey olduğunu,her yere yetiştiğini sandığı anda,ortada kendisi yoktur artık...Kaybolmuşluğa çok yakındır...Kopup geldiği ışığa inancı azalmıştır...Daha az acı çekiyordur artık...Ama daha mutsuzdur eskisinden....Daha mutsuzdur,o ışığı acı çekerek özlediği günlerden...
Soluksuz kaldığım kendime bile sakladığım günlerden bir gündü...Kaybolmuşluğa yakındım...İçimdeki acı hızla eksiliyordu...Işık soluyordu,soluyordu tıpkı sesim gibi...Soluyordu içimdeki aşk işareti gibi...Öylesine kaybolmuştum ki bulamıyordum artık içimde neyi yitirdiğimi,neyi kirlettiğimi...Öyle uzaklaşmıştım ki kendimden,kendimi bulmak için birine ihtiyacım vardı...
Onunla nerede ve nasıl tanıştığımız önemli değil....Gerçekten değil...Kaybolmuş insanlar birbirini çabuk buluyor....Umutsuzluk umutsuzluğu çağırıyor...
Konuşmaya susamıştık...Sanki ikimizde dilini,kültürünü bilmediğimiz uzak ülkelerden henüz dönmüş gibiydik bu ülkeye...Oysa böyle bir şey yoktu...Hep buradaydık...Hep o ışığımızdan kaybolduğumuz yerde...O ışığı orada bırakıp bu dünyaya,bu hayata gönül indirdiğimiz,her şey ve her yerde olduğumuzu sandığımız yerde...Hep o soluksuz kaldığımız yerde...Daha vakit var,o ışığa sonra dönerim, dediğimiz bu yerdeydik ikimizde...




Bu şiir ile ilgili 0 tane yorum bulunmakta