Unutmuşum uyanmayı sabahlara,
gecenin izlerini taşıyor gözlerim
adımlarım düşlerime basıyor hala,
kurtarmak istiyorum kendimi,
el yazması, bin yıllık masaldan...
Durup durup ardıma bakıyorum,
Sevdanın ateşi eğer
Her an yanıbaşımda yatmasaydı
Ben bu yükü taşıyamazdım
Sevinçlerime biraz hüzün katan odur
En çaresiz anımda
Issız bir dere kenarını
Devamını Oku
Her an yanıbaşımda yatmasaydı
Ben bu yükü taşıyamazdım
Sevinçlerime biraz hüzün katan odur
En çaresiz anımda
Issız bir dere kenarını
Sabahlarda güne uyanmayı unutuşta, hala düşüne basan ayaklarda, bin yıllık masalların izinde ince bir ironi var. Evet, ilk bölüm çok ironik. Karmakarışık bir duygu durumunda bırakıyor insanı.
Ve sürüyor şiir. 'mavi mavi yazardı oysa kalemim' diyor şair. Kendi yazamadığı sonundan masala baktığı hüzünde.
Ve tüm bunların karmasındaki arda bakışların tadını aldım şiirden. O buruk tadını arda bakışların. O mayasında sevinç bile içeren tadını öte yandan. O yüreği hafifçe hoplatan ve aynı zamanda ağırca ezen tadını.
Çok ince bir ruhsal durumu anlatırken bedeni kullanan dizelerin üstünde düşünürken 'şairin labaratuarı bedenidir' diyen K. İskender'in bu sözlerini anımsadım bir kez daha. Haklı galiba:))
sevgimle
aynur özbek uluç
Bu şiir ile ilgili 1 tane yorum bulunmakta