sahil kenarında oturduğum kafenin bahçesinde martılarla konuştum da; özgürce uçabiliyorsunuz ve eminim ki beslemek zorunda olduğunuz bir yavrunuz var... gözünüz havaya atılacak bir simit parçasında... yakalayabilirseniz ne mutlu, yakalayamazsanız balıklar bayram edecek diyorum...
herkes birine muhtaç... muhtaç olanlar; ya küçük ya da maneviyata el açanlar...
benim maneviyatım sevgi... el mahkum muhtaç olanı doyuruyorum açlığını ve maneviyatını... ya benim maneviyatım? ... eminim ki verdikçe karşılığını gün gelecek alacağım...
işte o gün benim bayramım olacak...
Ben senin en çok sesini sevdim
Buğulu çoğu zaman, taze bir ekmek gibi
Önce aşka çağıran, sonra dinlendiren
Bana her zaman dost, her zaman sevgili
Ben senin en çok ellerini sevdim
Devamını Oku
Buğulu çoğu zaman, taze bir ekmek gibi
Önce aşka çağıran, sonra dinlendiren
Bana her zaman dost, her zaman sevgili
Ben senin en çok ellerini sevdim




Bu şiir ile ilgili 0 tane yorum bulunmakta