sahil kenarında oturduğum kafenin bahçesinde martılarla konuştum da; özgürce uçabiliyorsunuz ve eminim ki beslemek zorunda olduğunuz bir yavrunuz var... gözünüz havaya atılacak bir simit parçasında... yakalayabilirseniz ne mutlu, yakalayamazsanız balıklar bayram edecek diyorum...
herkes birine muhtaç... muhtaç olanlar; ya küçük ya da maneviyata el açanlar...
benim maneviyatım sevgi... el mahkum muhtaç olanı doyuruyorum açlığını ve maneviyatını... ya benim maneviyatım? ... eminim ki verdikçe karşılığını gün gelecek alacağım...
işte o gün benim bayramım olacak...
Bugün seviştim, yürüyüşe katıldım sonra
Yorgunum, bahar geldi, silah kullanmayı öğrenmeliyim bu yaz
Kitaplar birikiyor, saçlarım uzuyor, her yerde gümbür gümbür bir telâş
Gencim daha, dünyayı görmek istiyorum, öpüşmek ne güzel,
düşünmek ne güzel, bir gün mutlaka yeneceğiz!
Bir gün mutlaka yeneceğiz, ey eski zaman sarrafları! Ey kaz kafalılar! Ey sadrazam!
Devamını Oku
Yorgunum, bahar geldi, silah kullanmayı öğrenmeliyim bu yaz
Kitaplar birikiyor, saçlarım uzuyor, her yerde gümbür gümbür bir telâş
Gencim daha, dünyayı görmek istiyorum, öpüşmek ne güzel,
düşünmek ne güzel, bir gün mutlaka yeneceğiz!
Bir gün mutlaka yeneceğiz, ey eski zaman sarrafları! Ey kaz kafalılar! Ey sadrazam!



