Bir martı gördüm, sekizinde sabahın;
Sabah, gözlerini yumarak çıkan martı,
Gözümün önünden, yel gibi geçti bir karartı;
Derken kendini karşıladı, büyük bir çatı.
Hiç kimse, kimsenin asla yiyemez rızkını,
Martı da öyle yapmış, pençesine takmış sığırcığını;
o kadar da önemli değildir bırakıp gitmeler,
arkalarında doldurulması mümkün olmayan boşluklar bırakılmasaydı eğer.
utanılacak bir şey değildir ağlamak,
yürekten süzülüp geliyorsa gözyaşı eğer…
belirsizliğe yelken açardı iri ela gözler zamanla,
öylesine derince bakmasalardı eğer…
Devamını Oku
arkalarında doldurulması mümkün olmayan boşluklar bırakılmasaydı eğer.
utanılacak bir şey değildir ağlamak,
yürekten süzülüp geliyorsa gözyaşı eğer…
belirsizliğe yelken açardı iri ela gözler zamanla,
öylesine derince bakmasalardı eğer…



