Neydi o eski günler, kapıları ilkeldi,
Ellerimiz sıkışır, parmaklar kesilirdi…
Kâh kola takılırdı kâh ayaklar sekerdi,
Basamak bulunurdu, bir kısmımız düşerdi…
Şimdi düşünülüşüz, el ayak sıkışmıyor,
fezayı bağlayarak yorgun kanatlarına
bir güvercin uçurup kıtalar arasından
çağırdın beni
geçerek birer birer sürgün kanyonlarını
derbeder koşup geldim ışıldayan tahtına
yarım koyup bir bardak kurşun rengi çayımı
Devamını Oku
bir güvercin uçurup kıtalar arasından
çağırdın beni
geçerek birer birer sürgün kanyonlarını
derbeder koşup geldim ışıldayan tahtına
yarım koyup bir bardak kurşun rengi çayımı
Bu şiir ile ilgili 0 tane yorum bulunmakta