Mardin Destanı Şiiri - Mehmet Ata Günal

Mehmet Ata Günal
7

ŞİİR


2

TAKİPÇİ

Mardin Destanı

Taş evlerde serin düşler,
Güneşle yoğrulur yüzler,
Sabırla büyür gülüşler…

Taşın soğuğunda sabrımız saklı, güneşin sıcaklığında kalbimiz açık, gözlerimiz uzaklara dalar bazen. Her sokak taşlarla örülü bir destan, her avlu anılarla dolu bir hazine; bir nefes alır, derin bir soluk veririz.
Doğduğumuz yerden çok, ait olduğumuz yerin izindeyiz; köklerimiz taşın içinde, ruhumuz gökyüzünde. Gönlümüz düz, sevgiden örülü; renklerimiz bir, ruhumuz bir. Her adımda tarihle, her nefeste kültürle buluşuyoruz.
Taş evler, surlar, tarih ve insan… Hepsi bir bütün, hepsi bizden; güçlü ve sıcak bir aidiyetin yansımasıdır.

Güneş doğar sarı sarı,
Yollar çıkar yukarı,
Sevdamız Mardin diyarı.

Her sabah, güneşin sıcaklığıyla yeni bir umut doğar. Biz de bu ışıkla büyür, kalbimizi açar, dostluğumuzu ve sevgimizi çoğaltırız. Yollar ne kadar dik olursa olsun, adımlarımız yılmaz; çünkü her yokuş, bizi hedeflerimize ve hayallerimize biraz daha yaklaştırır.
Gözlerimiz ufuklarda, gönlümüz geçmişte ve gelecektedir. Taş evlerin gölgesinde dinlenen yorgunluğumuz, güneşin sıcaklığıyla yeniden can bulur. Yollar, yalnızca taş ve toprak değil; tarihimiz, kültürümüz ve aidiyetimizin izlerini taşır. Her adımda biz biraz daha Mardinli oluruz, biraz daha bu toprağın ruhunu taşırız.

Uzaklara bakar gözler,
Hasretle tüter sözler,
Birlikte güler yüzler…

Gurbet, ruhun en derin köşelerinde bir sızı bırakır, ama aynı zamanda sevdiklerimize ve memleketimize duyduğumuz bağlılığı güçlendirir. Uzaktayken bile, taş evlerin gölgesinde büyüyen anılar, kalbimizde canlı kalır. Yüzler gülüşlerimizi hatırlatır, her selam bir köprü kurar aramıza.
Her dönüş, umutla örülüdür; her kavuşma, biriken hasreti siler. Yollar ne kadar uzak olursa olsun, gönlümüzü birbirine bağlayan görünmez ipler vardır. Gözlerimizde özlem, dudaklarımızda dua; içimizde ise Mardin’in sıcaklığı ve taş evlerin sükûneti vardır.
Gurbetin yükü hafiflese de, hasretin tadı hep kalır. Çünkü aidiyet, mekânla değil, gönülle ölçülür. Doğduğumuz yer değil, ait hissettiğimiz yer, bizi biz yapan her şeyin kaynağıdır. Ve her an, her nefes, bizi biraz daha Mardinli yapar; köklerimiz taşın içinde, ruhumuz gökyüzünde büyür.

Taş evler surlar gibi,
Tarihi turlar gibi,
Severiz erler gibi…

Gönlümüz açık, temiz ve geniştir; sevgiden örülüdür, anlayışla yoğrulmuştur. İnsanlarla kurduğumuz bağlar, taş evlerin sağlamlığı kadar güçlü, surların vakur duruşu kadar sarsılmazdır. Her selam, bir dostluk; her göz göze geliş, bir güven köprüsüdür.
Biz, sadece bir şehir değiliz; biz, insan ve kültür, tarih ve sevgi ile örülmüş bir bütünüz. Her adımda, her nefeste bu bütünlüğü taşırız; gönlümüzle büyütür, ellerimizle paylaşırız. Ve işte bu yüzden, kimliğimizin ve aidiyetimizin özü hep aynı kalır:
Biz Mardinli’yiz, hem taşın hem insanın, hem geçmişin hem geleceğin çocuklarıyız.

Mehmet Ata Günal
Kayıt Tarihi : 23.2.2026 04:27:00
Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Şiiri Değerlendir
Yorumunuz 5 dakika içinde sitede görüntülenecektir.

Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!