doğduğun dağlarda kalma
marasanta denizler seni bekler
güneş doğar yüreğinin üstüne
rüzgar tarar bundan böyle saçını
ve seni beklerken yaşlanır zaman
akşam ocakları ateşler yorar
bir kral yakarır sorar suçunu
korku sarmaşığı sarar içini
güneş taşlara çizer
sen gidersen resmini
taşlara ektiğin gümüş laleler
kil tabletler gibi kokar kırlarda
hüznünde süzülür çağların sesi
bürünür yolların kırmızı tüle
uzun bir havuzda yüzerken gece
çıplak ayağıyla sarnıçlar yürür
kuşkulu kayalar taşlar şaşırır
konaklar da üşür ağıtlarınla
yokluğunda mevsimleri sis kaplar
gözlerinde kurur ağaç
kurur çayır dağ pınar
doğurmaz olur hayat çevrilirsin duvarla
önce kızarır yüzün sonra kızar yüreğin
tohum gibi dağıtırsın
günlerimi rüzgarla
madem gideceksin git
marasanta kal desem de yine git
tadını tuzunu şafakta götür
kokunu kokumdan ayır öyle git
dağları alkışlayan dağlardan akışını
gümüş gülüşlerine döndürmeliyim
sedir ağacının tütsüleriyle
sesini denizlere göndermeliyim
05/10/2005
Kenan YaşarKayıt Tarihi : 6.4.2006 12:32:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




gümüş gülüşlerine döndürmeliyim
sedir ağacının tütsüleriyle
sesini denizlere göndermeliyim
çok güzel arkadas, yüreginize saglik.Tesekkürler.
TÜM YORUMLAR (1)